Göcek Gezi Rehberi

2020 senesi, iyi mi kötü mü olduğu belli olmayan ama kötüye yakın bir sene olarak devam ederken en büyük ihtiyacımız hayalimizdeki yaz tatilini yaşayabilmekti ✈ Biraz daha izole bir tatil ihtiyacı bu senenin olmazsa olmazıydı; ama ev kiralayıp o şekilde tatil yapacak gibi de değildik. Hal böyle olunca en sakin tatil yapabileceğimiz yerleri düşünüp Göcek – İztuzu (Dalyan) – Çıralı – Sagalassos (Burdur) şeklinde bir rota izlemeye karar verdik.

DURAK 1: GÖCEK

Göcek, öyle 5 yıldızlı otellerle dolu bir yer değil. Bir Rixos bir de D-Resort mevcut büyük otel zinciri olarak. Onun dışında butik otel ve apartlarla dolu. Yazlıkçılık kavramına oldukça yakın bir yer.

“Otelden çık, denize gir” yeri de değil aslında Göcek; o nedenle günübirlik veya konaklamalı tekne turlarının merkezi denebilir burası için. Denize girebileceğiniz merkezde sadece Lime Beach Göcek ve D-Resort var, bunun dışında biraz daha uzakta İnlice Halk plajı ve tekne ile ulaşabileceğiniz Göcek Adası mevcut. Ana seçenek ise tekne kiralamak.

ULAŞIM

Göcek’e özel araç dışında otobüs ve uçakla ulaşım mümkün.

Otobüsle gelecekseniz önce Muğla ya da Fethiye merkeze ulaşarak oradan minibüs veya otobüslerle Göcek’e gelebilirsiniz.

Uçak ile ise en yakın havalimanı Dalaman. Buradan Havaş ile Fethiye yönüne, 23 TL (2020) ödeyerek gelebilir, yine minibüs veya otobüslerle Göcek’e geçebilirsiniz.

KONAKLAMA

GÖCEK’TE OTEL ARAYIN :))

Başta da bahsettiğimiz gibi 5 yıldızlı otel 2 tane, bunlara bütçeniz yetmiyorsa veya hayaliniz ye-iç-yat tatili değilse butik otel ve apartları tercih edebilirsiniz.

Çevredeki çoğu butik otel güzel görünüyordu. Puanları ve merkeze mesafeleri üzerinden seçim yapabilirsiniz. Bizim tercihimiz Olive Garden Apart Otel oldu. Merkeze yürüyerek 5-7 dk mesafede. Yani bizim otel ve çevresini tercih edebilirsiniz 🖐

Ortamı çok güzel. Bir baba ve 2 oğlu tarafından işletiliyor. Temizlik ve sosyal mesafe açısından içimize sindi. Merkeze yürüyerek 5 dk. Kahvaltı yeterli. Bahçesi çok güzel. Havuzda biri olduğunda biraz da gürültücü ise odalara çok ses geliyor; ancak bu durum dışında çok sakin, horoz ve kuzu sesi dışında ses yok. Otelin bir diğer imkanı ise bisiklet. Uygunluk olduğu sürece alıp dolaşabiliyorsunuz. Göcek’te bir yere gitmek isterseniz de yardımcı oluyorlar. Gittiğiniz yerde indirim sağlanabiliyor 😍 Bizim için keyifli bir konaklama idi, yine gitsek tercihimiz olabilir.

GÖCEK’TE YAPILACAKLAR

Tekne, tekne yine tekne 😬

Arabanız ve Göcek’te ikiden fazla gününüz var ise Dalyan ve Akyaka tarafına da günübirlik geziler yapabilirsiniz.

Bir gün Dalyan, İztuzu Plajı, Kaunos Antik kenti gezisi, bir gün Akyaka-Azmak gezisi, bir gün de tekne turu planlaması yapabilirsiniz. Ya da konaklama şansınız varsa Akyaka, Dalyan konaklamaları ve gezileri yaparak Göcek’e inebilirsiniz. Tercih sizin 😏😏

Bizim gibi 2 gece 2 gününüz var ise şimdi okuyacağınız gezimizi uygulayabilirsiniz 😍

1.GÜN

Sabah erkenden çıktığımız yolculukta öğleden sonra 3-4 gibi otelimize yerleşmiş olduk. İlk hedef tabi ki denize girmekti. Otelden destek aldığımızda 4 seçeneğimiz olduğunu öğrendik.

Göcek Adası (ancak sadece belli saatlerde tekne gittiği için seçemedik),

– İnlice Halk Plajı (kalabalık olur dendi),

– D-Resort plajı (aşırı pahalı dendi) ve

– Lime Beach Göcek. Tercihimiz son opsiyon oldu ve yola koyulduk 🚗

Lime Beach Göcek araçla 15 dk mesafedeydi, Rixos’tan sonraki marinaların sonunda sakin bir denize sahip olan beach. Giriş ücreti 100 TL/kişi başı (2020). Denizi güzel, hizmet güzel, erken gölgede kalıyor ve denize girişler iskeleden. Sadece müzik biraz yüksek geldi bize 🙈 Akşamları da restorant olarak hizmet veriyor, aklınızda bulunsun.

Akşam yemekten önce çarşıyı turlayıp yemek için ara sokakta, limon ağaçları ile dolu bir bahçede hizmet veren Köfteci Dursun Usta’ya gittik. Göcek’in en eskilerindenmiş. Porsiyonlar ve lezzet oldukça iyi. Hizmet ve çalışanlardan da memnun kaldık. Fiyatlar başta ortalama üstü gibi görünse de yemek geldiğinde hakkını veriyor. Mutlu mideler ile geceyi bitiriyoruz biz de ❤

2.GÜN

İstikamet tekne turu ⛵

Serdar SS Yatching ile çıktık tura. Gitmeden önce en çok tercih edilen tur tekneleri arasında bir araştırma yaptık. Fiyat aynıydı, 150 TL (2020). Tüm tekneler ortalama saat 10.00-18.00 arasında tamamlıyorlar gezilerini. “Peki o zaman neden Serdar SS?” derseniz korona nedeniyle kişi sayısı önceliğimizdi. Tekne büyük ve sadece 35 kişi alıyordu. Bir de yemeklerini çok övmüşlerdi. Bizim katıldığımız gün de 28 kişi vardı ve oldukça rahat ettik. Diğer teknelerin sık gitmediği koyları tercih etmeleri de ayrıca tercih sebebimiz oldu. Bu sayede çoğunluk biz bize yüzdük. Denizin ve doğanın tadını çıkarmamızı sağladı bu durum. Yemekler de övüldüğü kadar vardı, özellikle de balık sosu.

Turdaki koylar sırası ile şöyleydi Domuz Adası, Aşk Mağarası, Binlik Koyu, Hamam (Kleopatra) Koyu, Bedri Rahmi Koyu. Her bir yerin denizi ayrı güzel diyebiliriz. Mağara içinde veya suda kalmış hamam kalıntıları arasında yüzmek ve yürümek güzel deneyimler. Bedri Rahmi Koyu da doğası ve denizi gereği turun en güzellerinden.

Eğer ki bu kadarı bize yetmez, daha çok koy gezmek isteriz ve konaklamalı olabilir derseniz Göcek’te Bir Güneş’i önerebiliriz.

Gün sonunda akşam yemeği için de aklımızda Can veya Özcan Restorant vardı. Göcek’in en eskileri. Can Restorant’ı tercih ettik ama eskilerden olmasına rağmen bizi biraz üzdü. Ana yemekleri beğenmedik. Mezeler fena değildi. Ortamı güzel. Belki meze-balık yapanlar daha memnun kalıyordur bilemedik.

Yemek sonrası çıktığımız bisiklet turunda da Göcek Dondurmacısı’nda mola verdik. Dondurmaları gayet güzel, keçi sütlü. Aklınızda bulunsun 🍦

3.GÜN

Çıralı’ya geçme günümüzdü ve önce İztuzu Plajı’na gitmeye karar verdik. Araçla 1 saat mesafede ve yolu çok keyifli.

Plaja gidişin diğer yolu ise Dalyan’dan kalkan tekneler. Plaj ücretsiz ancak araçla giderseniz cüzi bir miktar alınıyor. 22.00-08.00 arası Carettaların yumurtlama alanı olduğu için plaja giriş yasak.

Deniz her zamanki gibi dalgalı ama tertemizdi. Sahilin genişliği avantaj, rahat oturabiliyor ve yüzebiliyorsunuz. Duş, WC, kabin, şezlong, şemsiye ve yemek alanı mevcut.

Plaj sonrası vaktiniz olursa Kaunos Antik Kenti ve Kral Mezarlarını gezebilir veya Radar Tepesi’ne manzarayı görmek için çıkabilirsiniz. Vaktimiz olmadığı için biz gidemedik. Her ikisine de araçla ulaşım sağlayabilirsiniz. Antik kent için diğer bir ulaşım şekli tekne, Dalyan’da tekne turu keyifli oluyor, o yüzden tercih edebilirsiniz. Antik kente giriş ücreti 14 TL (2020); Müzekart geçerli.

Plajdan sonra istikamet Çıralı. Dalyan-Çıralı arası yol ise muhteşem manzaralar eşliğinde yapacağınız 4 saatlik bir yolculuğu kapsıyor. Çıralı’da buluşmak üzere bu yazımızı sonlandırıyoruz🖐

Çıralı gezi yazımız için buraya tıklayınız.

Dalyan ve diğer gezilecek yerlerin içinde bulunduğu Fethiye Gezi Rehberi için buraya tıklayınız.

Keyifli geziler 🎈

Sevgiler,

H&E

Kapadokya Gezi Rehberi

ULAŞIM

Kapadokya’ya 2 havalimanı üzerinden ulaşabilirsiniz.

1. Nevşehir Kapadokya Havalimanı: Kapadokya merkezi Göreme’ye araçla 35-40 dk.lık mesafede bulunan havalimanı. Havalimanından Kapadokya’ya ulaşımda Türk Hava Yolları ve Anadolu Jet’in kendi yolcuları için transferi olabiliyor; otelinizin transfer hizmeti olabiliyor veya araç kiralayabiliyorsunuz.

2. Kayseri Erkilet Havalimanı: Kapadokya merkezi Göreme’ye araçla 60-70 dk.lık mesafede bulunan havalimanı. Daha fazla uçuş olması nedeniyle buraya olan uçak bileti fiyatları daha makul oluyor. Havalimanından Kapadokya’ya ulaşım için otelinizin transfer hizmetini kullanabilirsiniz; Havaş ile otogara giderek ulaşım sağlayabilir veya araç kiralayabilirsiniz.

Biz, uçak biletini erken saatte bir uçuşla Kayseri Erkilet Havalimanına aldık. Tercihimiz tatilimiz boyunca da rahatça gezebilmek açısından araç kiralama oldu; gitmeden önce ayarladık ve Hertz’ten otomatik vites bir Nissan Micra kiraladık (2 yolcunun da aracı kullanabilmesi için “ek yolcu hizmeti” ile birlikte). Havalimanına vardığımızda ofis ile görüşmemizin ardından aracı aldık. Dolu depo alıp dolu depo teslim etmek gerekiyor. Bir depo ile 3 gün boyunca rahatlıkla gezdik ve depo bitmedi bile 🥳

KONAKLAMA

KAPADOKYA’DA OTEL ARAYIN :))

Konaklama için en iyi yerler Göreme ve Uçhisar. Hem gezilecek yerlere yakınlar hem oteller oldukça düzgün hem de çok güzel manzaralar sunuyorlar. Ama merkezi olmalarından dolayı fiyatlar biraz daha yüksek olabiliyor. Tabii ki istisnalar da mevcut.

Olağanüstü güzellikte otellerin yer aldığı bir yer Kapadokya. Seçim yapmak zor olabiliyor. Bütçeniz kısıtlı değilse çok fazla seçeneğiniz var.

Merkezde kalayım ama bütçeyi de çok aşmayayım derseniz bu gidişimizde kaldığımız Cappadocia Cave Land Hotel’i gönül rahatlığı ile öneririz.

Otopark için ayrı bir yeri olmaması dezavantaj (etrafta boş alanlar var ancak o sıra yeni tesisler yapılıyordu; dolayısıyla ilerleyen dönemde park zorlaşabilir). Masaj-spa vb hizmetleri yok ama bazı odalarda jakuzi mevcut. Merkezi, sakin, temiz bir konaklama için çok uygun. Taş konak olmasına karşın kış döneminde ısınma ile ilgili hiçbir sıkıntı yok. Kahvaltısı güzel, personeli cana yakın. Odalar çok güzel döşenmiş. Göreme içerisinde de ücretsiz ulaşım hizmetleri sağlıyorlar; balon, ATV gibi etkinliklerin ayarlanmasında da yönlendirme yapıyorlar.

Biz 2 gecelik konaklamamızdan çok memnun kaldık. ATV ayarlamasını da otel ile yaptık; aynı şekilde o da çok güzel geçti.

Diğer konaklama önerilerimiz;

  • Elegance Cave Suites
  • Cappadocia Caves
  • Goreme Inn Hotel
  • Goreme Cave Rooms
  • Traveller’s Cave
  • Millstone Cave Suites

YEME-İÇME

Yine gezmekten yeme içmeye vakit ayıramadığımız bir tatil daha diyebiliriz 😅 Ama tabii ki var yine bazı öneriler..

Millocal Restaurant: İlk günümüzde kahvaltı için tercih ettik. Çok çeşitli ve lezzetli bir serpme kahvaltısı var. Manzara çok güzel, ortam çok ferah. Uçhisar’da bulunması sayesinde çook geniş bir manzarası var; çoğunlukla da cam ile döşenmiş bir yer olması sayesinde bu manzaraya hakim olabiliyorsunuz. Hem sabah hem akşam tercih edilebilir bir mekan.

Cappadocian Cuisine: İlk akşam yemeği için tercih ettik. Sedirli, otantik, hafif de esnaf lokantası benzeri bir yer. Sac kavurma ve kiremitte kaşarlı köfte yedik. İkisi de lezzetliydi.

Uranos Sarıkaya: Akşamları fiks menü ve gösteriler ile planlanmış bir programları var. Dışı da içi de oldukça güzel bir yer. Şatafat yok; sade, tarihi ve etkileyici bir atmosferi var. Gösteriler güzel, lezzetler de başarılı.

Kaşık-la: Kayserili bir arkadaşımızdan onay alıp havalimanına gitmeden önce Kayseri’de gidip mantımızı yediğimiz yer. Kaşık-la Kayseri mantısı, kağıtta pastırma ve Necmiye Hanım tatlısı yedik. Ah şimdi olsa da yesek diyelim, siz anlayın 😍

– Seten Restaurant – Gitmedik ama methini çok duyduk.

GEZİLECEK YERLER

Kapadokya ve çevresi de uzun uzun, sindire sindire gezilesi yerlerden. Önce bakalım listede nereler var gezilecek; sonra da bakalım biz neler yaptık 😇 Gezilecek yerleri de ilçe ilçe gruplandıralım ki günü planlamak kolay olsun. (Konaklama ve yeme-içme detaylarına buraya tıklayarak bakabilirsiniz.)

(*** ile belirttiklerimiz gitmediklerimiz)

Uçhisar

– Uçhisar Kalesi

– Güvercinlik Vadisi

– O Ağacın Altı Seyir Terası

– Kocabağ Şarapçılık

Göreme

– Aydın Kırağı (Aşıklar Tepesi)

– Göreme Açıkhava Müzesi

– Zemi Vadisi *** — Adını içinden geçen Zemi Deresi’nden alan ve meyve ağaçları ile süslü vadiyi yürümek ortalama 4 saat. Detaylı bilgi için tıklayınız.

– Rose Valley = Kızıl Vadi = Kızılçukur Vadisi (Güllüdere Vadisi)

– Kılıçlar Vadisi

– Aşk Vadisi

Çavuşin

– Çavuşin Kilisesi

– Paşabağları Müze ve Ören Yeri

– Zelve Açıkhava Müzesi

Avanos (çanak atölyeleri, asma köprü, saç müzesi) ***

Ürgüp (şaraphaneler, Asmalı Konak)

– Üç Güzeller

– Devrent Vadisi (Pembe Vadi – Hayal Vadisi)

– Turasan Şarapçılık

– Gomeda Vadisi ***Özellikle çok katlı güvercinliklerinin oluşturduğu gizemli yapılarla dikkat çekiyor. Ortalama 4 saatte gezilebilen bir diğer vadi. Detaylı bilgi için tıklayınız.

Yakın Çevre

– Ihlara Vadisi

– Selime Manastırı

– Derinkuyu Yeraltı Şehri

– Kaymaklı Yeraltı Şehri ***

– Narlıgöl Krater Gölü ***

Turunuzu planlarken size birkaç öneri verebiliriz:

  1. Ürgüp’ü dönüş yolunda havalimanı öncesine bırakabilirsiniz.
  2. Uçhisar, Göreme ve Çavuşin’i bir tam günde gezebilirsiniz.
  3. Yakın çevreyi gezecekseniz 1 tam gün ayırmanız gerekli.
  4. Biz bir yarım günümüzü ATV turuna ayırmıştık. Paradise aracılığı ile 2 saatlik tur ayarlamıştık, adam başı 150 tl idi ücreti (2018). Göreme Milli Parkı dahilindeki Kılıçlar Vadisi, Kızıl Vadi, Çavuşin ve Aşk Vadisi vardı içeriğinde. Vadide serbest zaman, kilise gezmek için vakit, fotoğraf molası gibi aralar veriliyor.
  5. Gün doğumu ve ATV turunu aynı güne koyabilirsiniz.

Sorularınız olursa sorabilir ve buraya tıklayarak bizi instagramdan da takip edebilirsiniz 😍😍

Keyifli geziler 🎈

Sevgiler,

H&E

Budapeşte Gezi Rehberi

Budin ve Peşte..Buda ve Peşt..Bir nehrin ayırdığı 2 şehir..Meşhur Zincir Köprü ile birbirine bağlanan bu 2 şehrin tamamı, 1873 yılında Budapeşte olarak anılmaya başlanıyor.

Bizim Budapeşte ile yolumuz balayındaki Sziget planımız ile kesişti. Öncesinde Prag Viyana rotasını tamamlayıp buraya geldik.

ULAŞIM

Havalimanından:

1. Minibud ile: Havalimanının kendi özel servis hizmeti. Ücreti 17.5 Euro’dan başlayıp 6 Euro’ya kadar değişebiliyor kişi sayısına göre (2019).

2. Toplu taşıma ile: 200E ve 100E olarak 2 seçenek mevcut. 200E’ye normal toplu taşıma bileti vb ile binerken; 100E için shuttle bileti almanız gerekiyor. 200E çok merkezi bir noktaya götürmediği için 100E’yi seçebilirsiniz. Sizi şehir merkezindeki 3 merkezi noktadaki metro duraklarına götürüyor: Kalvin Ter (M3, M4), Deak Ferenc Ter (M1, M2, M3) ve Astoria M (M2).

3. Tren ile: Önce 200E ile en yakındaki Ferihegy tren istasyonuna geçmek gerekiyor. Bu nedenle şehir merkezine ulaşım için kullanışlı bir yol değil.

Keleti Tren İstasyonundan:

M2 ile Deak Ferenc Ter’e ulaşıp buradan hareket edebilirsiniz.

Nepliget Otobüs Durağından:

10 dk.lık bir yürüyüş sonrası M3 ile Deak Ferenc Ter’e ulaşıp buradan hareket edebilirsiniz.

Kelenföld Tren İstasyonundan:

M4 ile Kalvin Ter’e ulaşıp buradan hareket edebilirsiniz.

KONAKLAMA

BUDAPEŞTE’DE OTEL ARAYIN :))

Bizim konaklama yerimiz Sziget Festival alanıydı, detaylı Sziget yazımıza da buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz🧐

Araştırmalarımız sonucu konaklama önerilerimiz;

Baroque Hostel

Ibis Centrum

Ibıs Styles

Mercure Hotel

Netizen Hotel/Hostel

Meininger Budapest Great Market Hall

YEME – İÇME

Yeme içme ihtiyaçlarımızın çoğunu festival alanında karşıladığımız için şehir içinde nadiren bir şeyler yedik.

– Zoo Cafe: Bir kahve, bir tatlı, birkaç küçük dost eşliğinde vakit geçirebileceğiniz bir ortam. Bu küçük dostlar isterseniz tavşan, isterseniz kaplumbağa isterseniz de iguana olur. Kediler her yerde zaten. Tatlı bir ortam mevcut ama küçük dostlarımızı yormamak için kısa kısa oynamakta fayda var.

– Szimpla Kert: Adı Macarcada “Harabe Pub” anlamına gelen bu mekan turistlerin geceleri en çok geldiği yer. İlk olarak rahat bir ortamda uygun fiyata içki bulunabilmesi için açılmış. Şimdi hem etkinliklere hem yeme-içmeye hizmet ediyor. Pazarları çiftçilerin ve yerel satıcıların getirdikleri taze ürünlerle brunch da veriliyor, kişi başı 5000 HUF (2020 için).

– Kollazs: Four Seasons Hotel’deki pastane ve bar. Lüks ve güzel bir hizmet sunuyorlar. Kahve ve tatlı için seçilebilir.

– For Sale Pub: Dünyanın yer fıstığını gönül rahatlığıyla yiyip üstüne de çooook lezzetli bir gulaşı mideye indirebileceğiniz pub. Salaş bir ortamı var. Naschmarkt’ın hemen karşısında.

Langosh ve körtöskalacs de gulaş dışındaki diğer yerel tatları. Langosh, büyük boy pişi aslında, malzemeler ise kumpir mantığında çeşit çeşit 😬 Körtöskalacs ise trdelnik gibi, hamur tatlısı. Bu tatları da dönmeden denemeyi unutmayın 🎈

Gündüzleri şehirde, geceleri festivalde geçen çılgın bir 5 gündü 😬🥳

Gelelim 5 günün detaylarına..

Gezilecek Yerler

(*** Görmeye vaktimiz olmayanlar)

(Şehri gezmek için Budapest Card kullanabilirsiniz.)

– Buda Kalesi – Füniküler için çıkış çok keyifli, en son SADECE HUF olarak ödeme kabul ediliyordu.

(((Kaledeki tüm yerlerle ilgili tarih ve fiyat bilgilerine buraya tıklayarak ve sonrasında “Buildings” kısmından tek tek binaları seçerek ulaşabilirsiniz.)))

– Balıkçı Tabyası – Ek ücretli ancak akşam 8 ve sabah 9 arasında giriş ücretsiz!

– Matthias Kilisesi

– Parlamento Binası

– Zincir Köprü

– Budapeşte Merkez Hali

– Kahramanlar Meydanı

– Citadella, Gellert Tepesi ve mağarası

– Dohany Sokağı Sinagogu *** – Avrupa’nın en büyük sinagogu ve Neolog Yahudiliği’nin merkezi.

– Şehir parkı ve Vajdahunyad Kalesi – Kale, Dracula efsanesinin ve filmlerinin temeli olarak da düşünülüyor. Avluyu gezmek ücretsiz, müze kısmı ücretli. Aralık ayında kalede Christmas Market kuruluyor.

– Szechenyi Termal

– Tuna kıyısındaki ayakkabılar

– Terör Evi Müzesi *** – Macaristan’daki faşist ve komünist dönemle ilgili sergiler ve o dönemin kurbanlarıyla ilgili bir anıt var.

– Aziz Stefan Bazilikası ***

– Vaci Utca – Budapeşte’nin en ünlü caddesi

– Budapest Eye *** – London Eye’in Budapeşte versiyonu.

– Hospital in the rock *** – İkinci Dünya Savaşı’na hazırlanmak için 1930’larda Budapeşte’deki Buda Kalesi’nin altındaki mağaralarda oluşturulan bir hastane.

– Miniversum *** – Miniatürk gibi diyebiliriz.

Batthyany Ter durağı Parlamento Binası için en güzel manzara noktası 🙂

Gezinizi konaklama yerinize yakın bir noktadan başlatabilirsiniz. Budapeşte gezmesi kolay bir şehir. Gezinizin bir gününü Buda bir gününü Peşt tarafına ayırabilirsiniz. Szechenyi termali erken açılıyor, erkenden gidip yarım gününüzü oraya ayırmanızı öneririz 😎

Budapeşte ile ilgili anlatacaklarımız şimdilik bu kadar. Burada geçirdiğimiz 5 günü çok sevdik ve dolu dolu geçirmeye çalıştık. Yine de yeniden gidilecekler listemizde yerini aldı. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere.

Bizi buraya tıklayarak instagramdan da takip etmeyi unutmayın😍

Keyifli geziler🎈

Sevgiler,

H&E

Viyana Gezi Rehberi

2019’da 9.kez dünyanın en yaşanılabilir şehri seçilen Viyana’da sıra. Tarihin ve sanatın merkezlerinden biri. 36 saatte dolu dolu sanat şehri Viyana..

ULAŞIM

Biz Prag’tan tren ile geçmiştik. Genel ulaşım bilgilerine göz atacak olursak;

Havalimanından:

1. Tren (CAT) ile: 12 Euro (2019 fiyatı) karşılığında 16 dk.da şehir merkezine ulaşabilirsiniz.

2. S-Bahn Treni ile: 4,5 Euro (2019 fiyatı) karşılığında 25 dk.da şehir merkezine ulaşabilirsiniz.

3. Otobüs ile: Wien Morzinplatz/Schwedenplatz otobüsü ile 8 Euro (2019 fiyatı) karşılığında 20 dk.da şehir merkezine ulaşabilirsiniz.

Tren ile Viyana’ya vardıysanız:

Wien Hauptbahnhof ‘tan Karlsplatz veya Stephansplatz gibi merkezi yerlere ulaşabilirsiniz.

1. Karlsplatz: Otobüs (N66) ile 10 dk.da, tramvay (Beethovengang yönü) ile 25 dk.da, metro (U1) ile 8- 10 dk.da ulaşabilirsiniz.

2. Stephansplatz: Metro (U1) ile 10 dk.da ulaşabilirsiniz.

KONAKLAMA

VİYANA’DA OTEL ARAYIN :))

Balayı rotamızdaki en uyguna konakladığımız oteli önereceğiz size hem rotamızdaki en pahalı ülkede hem de 5 yıldızlı 😅

Fleming’s Selection Hotel Wien-City bizim tercihimiz olmuştu. Konumu oldukça iyi, Rathaus tarafında. Metro istasyonuna (U2 hattı) 250 mt mesafede. Otel ve Stephansplatz arası yürüyerek 20, metro ile (U2+U3) 10 dk.

Otel oldukça temiz ve sakin, odalar yüksek tavanlı ve çok ferah. Ütü ve ütü masası da mevcut. Kahvaltı dahil olmadığı için yorum yapamayacağız ancak genelde konaklayanların yorumları memnun kaldıkları yönünde.

Diğer konaklama önerilerimiz:

  • Ibis Budget Wien Messe
  • Meininger Hotel Wien Downtown Franz
  • Christopher’s Inn
  • Leonardo Hotel Wien Hauptbahnhof
  • a&o Wien Hauptbahnhof

YEME – İÇME

Az vaktimiz olduğu için az yer denedik ama öz yer denedik diyebiliriz 😄

– Figlmüller: Viyana’nın en meşhurlarından, kapısındaki kuyruğu görünce de anlayabiliyorsunuz. Enes “Schnitzelwirt”te de yemişti önceden, bu nedenle kendisinin de onayıyla hala en iyi Figlmüller bizim için 🎉

Schnitzeli dana eti, tavuk eti veya domuz etiyle hazırlanmış olarak isteyebilirsiniz. Wiener Schnitzel’in asıl çıkışı dana eti ile yapılarak olmuş ⬆️ Vee gerçekten de bu hali baya iyi 😎

Bildiğimiz kadarıyla Wollzeile’deki asıl mekana rezervasyonsuz almıyorlar. Ancak sonradan açılan Bäckerstraße’deki mekana kapıda sıra bekleyerek girebiliyorsunuz. Bäckerstraße’ye de rezervasyon kabul ediyorlar. Yolunuz Viyana’ya düştüğünde Figlmüller’in çok katlı olan şubesine (Bäckerstraße) giderseniz daha kolay yer bulabilirsiniz yani🎈

– Cafe Sperl: 1880 yılında yapılmış ve 1995’te Before Sunrise filminde de yer almış ödüllü bir cafe. Tarihi ve şık. Sakin bir bölgede. Sperl adında özel bir tatlıları da var.

Kahvaltı için peynirli omlet, kruvasan, elmalı strudel ve latte istedik. Hepsi lezzetliydi.

– Cafe Sacher Wien: Hotel Sacher’in girişinde bulunan bu cafede meşhur sachertorte’yi deneyebilirsiniz. Burada hala Franz Sacher’in 16 yaşında yazdığı tarif ile yapılıyor.

Schnitzelwirt: Schnitzel için önerebileceğimiz diğer adres. Her ne kadar bir Figlmüller olmasa da birkaç gün Viyana’da olacaklar için bir alternatif olabilir.

GEZİLECEK YERLER

(*** işaretli olanlar gezmediklerimiz)

– Stephansplatz

– Karlsplatz

– Museumsquartier

– Innere Stadt

– Aziz Stephan Katedrali

– St. Peter Kilisesi

– Karl Kilisesi

– Belvedere Sarayı

– Schönbrunn Sarayı ***

– Hofburg İmparatorluk Sarayı

– Albertina Müzesi ***

– Viyana Belediye Binası (Rathaus)

– Hundertwasser Evi

– Mariahilfer Caddesi (Viyana’nın en büyük alışveriş caddelerinden)

– Naschmarkt (Viyana’nın meşhur pazarı) ***

– Prater (Viyana’nın dev dönme dolabının bulunduğu park) ***

– Stadtpark (65bin metrekarelik park) ***

Viyana turumuzu 36 saatte yaptığımız için örnek olması adına buyrunuz rotamız;

Prag’tan tren ile Wien Hauptbahnhof’a vardık. Önce U1 metro ile Stephansplatz, U3 ile Volkstheater ve U2 ile Rathaus’a ulaşım sağladık. Otele (Fleming’s Selection Hotel Wien-City) yürüyüş 5 dk civarında. Odamıza yerleştikten sonra kendimizi dışarı attık.

İlk durak yemek için Figlmüller oldu. Musmutlu midelerimizi alıp Landstraßer Hauptstraße üzerinden Hundertwasser Evi‘ne devam ettik. Yürüyüş süresi 20-25 dk.

Hundertwasser Evi, tasarımı Avusturyalı sanatçı Friedensreich Hundertwasser tarafından yapılmış olan bir apartman aslında ama mimarisi oldukça ilgi çekici. Apartman halen kullanılmakta bu nedenle girip gezilebilen bir yapı değil ancak dışarıdan bol bol inceleyip fotoğraf çekmek mümkün. Rengarenk halini yakalamak ve fotoğraflamak istiyorsanız güneşin daha dik konumdaki halini tercih edebilirsiniz. Binanın etrafı tahmininizden daha dar, bu nedenle açı yakalamak için hareket alanı kısıtlı, en iyisi güneşin açısını yakalamak ☀️ Biz akşamüstü oradaydık biraz zorlandık 🙈 Hemen karşıdaki Hundertwasser Village‘ın da içini gezip, hediyelik eşyalara bir göz atıp Albertina Müzesine doğru yürüyüşe geçtik. Yürüyüş 30 dk civarı sürüyor.

Albertina Müzesi içerisinde 65.000’den fazla çizim, farklı tekniklerle yapılmış bir milyondan fazla baskı eseri ve grafik çalışmalarından oluşan bir koleksiyon barındıran yaklaşık 250 yıldır hizmet veren bir müze.16 Euro (2019 fiyatı) giriş ücretli. 3 bölümden oluşan büyükçe bir müze olduğu için vakit kısıtlılığımız nedeniyle gezmedik. Albertinaplatz‘ı ve Burggarten‘ı gezip Stephansplatz’a gittik. İlk durak St. Stephan Katedrali. Oldukça eski (1147 yılında yapılmış) ve etkileyici bir yapı özellikle de çatı kısmı. Içerisi de bir o kadar güzel ve Duomo di Milano’ya benziyor. Buradan St. Peter Kilisesini gezmeye gittik. Yol üzerinde ve kilise içerisinde müzik bizi karşıladı 😍 Yürüyüşümüze devam edip Hofburg Imparatorluk Sarayı’nın olduğu meydanda küçük bir mola veriyoruz. In Der Burg üzerinden yani sarayın iç bahçesi üzerinden geçerek sarayın devamının ve Viyana Kongre Merkezi‘nin olduğu meydana çıkıp Volksgarten‘a gittik. Günü Säulenhalle‘de gitar dinletisi ile batırdık. Rathaus‘ta “Film Festivali”ne denk geldik. (25 yıldan fazladır Rathaus’ta yaz aylarında yapılıyor festival, gün batımı ile etkinlikler başlıyor, gece yarısına kadar devam ediyor. Yüksek kalitedeki müzikallere yer verilen festivalde dünya mutfağının olduğu yemek standları da gece yarısına kadar hizmet veriyor. Festivale katılım ise ücretsiz.) Biraz da orada vakit geçirip dinlenmek üzere otele geçtik.

Budapeşte’ye geçeceğimiz ertesi sabah ise kahvaltı için soluğu Cafe Sperl’de aldık. Museumsquartier ve Mariahilfer Caddesi’ni de bu arada görme şansımız oldu. Kahvaltımızı yapıp yine mutlu midelerle gezmeye koyulduk. İlk durak Karl Kilisesi, ikinci durak ise Belvedere Sarayı oldu. Karlsplatz’tan D Wien Absberggasse tramvayı ile Belvedere Sarayı’na gidebilirsiniz. Quartier Belvedere’de inip yürüyerek saraya ulaşılıyor. Ya da 71 no.lu Zinnergasse otobüsü ile Untere Belvedere’de inip yürüyebilirsiniz. Saray ve özellikle bahçesi oldukça güzel. Sadece Upper Belvedere (sarayın kendisi) için 16 Euro, Upper ve Lower Belvedere birlikte 22 Euro (2019 fiyatı) giriş ücretli.

Burayı da bitirdikten sonra koşarak valizleri alıp Flixbus’a yetiştik ve Budapeşte’ye doğru yola çıktık. Bir daha yolumuz düşer mi bilinmez tabi ki ama şimdilik Viyana’da soluduğumuz hava, gezdiğimiz sokaklar yeterli oldu 😇

Budapeşte yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Bizi buraya tıklayarak instagramdan da takip etmeyi unutmayın😍

Keyifli geziler 🎈

Sevgiler,

H&E

Prag Gezi Rehberi

Bizim için en özel şehirlerden birinde sıra. İlk 2016 yılı Nisan’ında gittik, ikinci kez ise 2018 yılı Ağustos’unda balayı rotamızın ilk durağıydı 🤗

Prag, Orta Avrupa’nın en büyüleyici şehirlerinden bize göre. İlkbaharda ve yazın görme şansımız oldu, bu iki tatilimizin derlemesi olarak gezi rehberimizi sunacağız size, keyifli okumalar 🎈

Gotik mimarisinin içinde sıcak bir şehir Prag. Siyasi tarihi ve gelişimi kısmen yeni olan bu ülkenin güzel şehri, gerek tarihi gerek doğası gerekse de yakın çevresi ile bizlere güzel manzaralar sunuyor.

ULAŞIM

Prag gezimize Vaclav Havel Havalimanına vararak başlıyoruz. Merkeze ulaşım için otobüs veya tren kullanabilirsiniz.

Belediye otobüsü ile (daha ekonomik) : Terminalden çıktığınızda hemen önünden kalkan 119 numaralı otobüse binebilirsiniz. Veleslavin Tren İstasyonu’nun orada Metro A girişinde indiriyor otobüs. Kalış noktanıza göre Metro A’dan rahatlıkla B ve C’ye geçiş yapabilirsiniz. 90 dakikalık bilet almanız yeterli olacaktır otobüse binerken.

Havalimanı Shuttle’ı ile: Terminalden çıktığınızda hemen önünden kalkan shuttle’a da binebilirsiniz. Shuttle, şehirle bağlantınızı Metro C üzerinden sağlayacak. Metro için ayrı bilet almanız gerekeceğini unutmayın.

KONAKLAMA

PRAG’TA OTEL ARAYIN :))

Metroya yakın olduğunuz sürece birçok noktada konaklayabilirsiniz. Nehrin eski şehre ev sahipliği yapan tarafında kalmanız daha merkezi bir konaklama sağlayacaktır. Yürüyüş mesafesinde de olabilmek açısından yakınında konaklayabileceğiniz duraklar (her iki yaka için) Malostranska, Mustek, Namesti Republiky, Florenc, Hlavni Nadrazi, Muzeum ve I.P.Pavlova.

Biz iki gidişimizde de Royal Court Hotel’de kaldık. Çatı katı oda tercih ettik. Asansör mevcut, eşyaları taşırken sorun yaşamıyorsunuz. Personeli, temizliği, konumu, konforu hepsi geçer not alır 😍 Kahvaltısı çok tatmin edici. Küçük bir spa odaları da var. Ilk gittiğimizde kullanmıştık. Tüm gün yürüdükten sonra kendinizi şımartabilirsiniz, biz oldukça keyif almıştık.

Royal Court Hotel, merkeze yürüyerek 30 dk mesafede. Isterseniz bu ulaşımı Wenceslas Meydanı vb tarihi yerler üzerinden, isterseniz de nehir kenarından yürüyerek sağlayabilirsiniz. Metro da diğer opsiyon; biz gece geç saatte kullandık sadece.

Diğer konaklama önerilerimiz:

  • Ibis Praha Mala Strana
  • Hermitage Hotel
  • Antik Hotel Old Town
  • Ibis Praha Old Town
  • Hotel Leonardo
  • Czech Inn

GEZİLECEK YERLER

(Listede ** ile işaretlediklerimiz bizim de görmediklerimiz)

Gezilecek yerleri sıralamayı kolaylaştırmak açısından bölge bölge bölmek iyi oluyor 🤗

Bölge 1 – Eski şehir

◽Eski şehir merkezi

◽Astronomik saat kulesi

◽St Nicholas Kilisesi

◽St James Bazilikası

◽Klementinum

◽Church of Our Lady Before Tyn

◽Yahudi Müzesi

◽Yahudi Mezarlığı

◽Sinagoglar

◽Head of Kafka

◽Dans Eden Bina

◽Powder Tower ve Belediye Binası

◽Wenceslas Meydanı

◽Charles Köprüsü

Bölge 1’in ilgi çekici müzeleri:

Apple Müzesi – Doğuşundan bugüne Apple ve tüm detayları. (Güncelleme: 2020 Covid salgını zamanı kapatılıp bir daha açılmamıştır.)

Komünizm Müzesi ** – Komünizm rejiminin olduğu döneme ilgisi olanlar için listeye alınmalı.

Museum of Senses **– İstanbul’daki İllüzyon Müzesinin bir benzeri.

Seks Makineleri Müzesi – Adeta ufuk genişleten, zihin açan bir müze😅 “Seks Ölçer” koltuğu ile de dikkat çekiyor.

Işkence Aletleri Müzesi **– Tarih boyu kullanılan işkence aletlerini ve kullanım şekillerini bal mumu heykeller ile göreceğiniz bir müze. Benzeri Brugge’de de mevcut.

Illüzyon Sanatları Müzesi **– İstanbul’daki İllüzyon Müzesine benzemekle birlikte, yanılsamaları resim ve sanat üzerinden yaratıyor.

Bal Mumu Müzesi **– Önceden Madame Tussauds gezme şansınız olmadıysa listeye alabilirsiniz.

Bölge 2 – Mala Strana

◽Malostranska

◽St Nicholas Kilisesi (Malostranska)

◽Petrin Tepesi ve Gözetleme Kulesi

◽Prag Kalesi ve Golden Lane

◽Kafka Müzesi

◽Lennon Wall

◽Kampa

◽Prag’ın en dar sokağı **

◽Letna Parkı

◽Komünizm Kurbanları Anıtı

◽Strahov Kütüphanesi ** (Içinin etkileyiciliği hakkında o zaman bilgimiz olsaydı mutlaka listeye alırdık.)

Bölge 3 – Yeni Sehir

◽Vysehrad **(Efsanelere göre Çek prenslerinin eski yaşam alanı imiş. Şehrin güzel manzaralarından birini sunuyor.)

Yakındaki ilgi çekici noktalar

Terezin – Prag’a 1 saat uzaklıkta, 2. Dünya Savaşı sırasında Nazilerin Yahudileri tutmak için yaptıkları toplama kampının bulunduğu kasaba ve askeri kale. Geçmişin izlerini kasabanın sessizliğinde bile görebiliyorsunuz.

Karlovy Vary ** – Prag’a 2 saat uzaklıkta bir kaplıca şehri. Ayrıca rengarenk binaları ve mimarisi ile ön plana çıkıyor.

Cesky Krumlov ** – Prag’a 2.5 saat uzaklıkta bir ortaçağ şehri. Nehrin hemen yanıbaşındaki tepede yer alan kalesi ile dikkat çekiyor.

Kutna Hora ** – Prag’a 1.5 saat uzaklıkta bir maden şehri. Gümüş vb maden ocaklarını gezebileceğiniz gibi, iç dizaynında insan kemikleri kullanılmış olan Sedlec’in İskelet Kilisesi’ni de görebilirsiniz.

Biz 2 gidişimizde de farklı rotalar çizdik, o yüzden en makul nasıl gezilebilirden bahsetmek istiyoruz 💬

Öncelikle bölgeleri günlere ayırmak daha mantıklı, böylece çok dağılmadan kompakt bir şekilde gezebilirsiniz. İkinci bir nokta, çevreden seçim yapacaksanız önceliği Terezin’e ve Kutna Hora’ya vermek daha iyi olabilir. Cesky Krumlov ve Karlovy Vary mini Prag gibi duruyor. Ama gün sayınız çoksa neden olmasınlar 😉

Saat olarak erken gidişli ve geç dönüşlü bir tatil yapacağınızı varsayarsak;

1.bölge için 1 gün ayırmak doya doya gezmenizi sağlar. Genelde Yahudi Müzesi ve Mezarlığı için çılgın bir kuyruk oluyor. Müzeleri gezmek de zaman alacağı için, bir saat başına da Astronomik Saat Kulesinde denk gelmek için 1 gündüzü bu bölgeye ayırabilirsiniz.

Bizim tercihimiz Apple Müzesi (2019 giriş ücreti yetişkin 9 Euro) ve Seks Makineleri Müzesi (2019 giriş ücreti yetişkin 250 CZK – 18 yaş sınırı mevcut) olmuştu. Ikisi de en az birer saat alıyor. İkisinin de iyi seçim olduğunu düşünmekteyiz 👍 Aynı günün akşamını ise Petrin’de geçirmek iyi bir seçenek. Prag’ın ışıl ışıl gece manzarasını çok güzel görebileceğiniz bir nokta Petrin Gözetleme Kulesi (2019 yetişkin giriş ücreti 150 CZK). Petrin tepesine yürüyerek de füniküler ile de çıkılıyor. Gece manzara dışında çevreyi göremiyorsunuz çünkü park karanlık; bu nedenle füniküler (ücretli) mantıklı. Parkı ve çevreyi de görmek isterseniz gün batımı gibi yürüyerek de Petrin tepesine çıkabilirsiniz. Tramvay 9, 12, 15 ve 22 sizi Petrin’e en yakın durak olan Ujezd’e götürüyor.

Diğer gününüzü 2.bölge için ayırabilirsiniz ve gezmeye Kale’den başlayabilirsiniz. Kaleye çıkmak için bir gidişimizde toplu taşımayı kullandık, birinde de yürüdük. Yürüyüş yorucu da olsa Letna üzerinden yaptığınızda çok zevkli ve manzaralı oluyor. Dolayısıyla önerimiz kaleye yürüyerek ulaşmanız. Belli bölümlere girmediğiniz sürece kale sınırları içinde dolaşmak ücretsiz. Onun dışında tam tur yapmak isterseniz 350 CZK (2019 yetişkin giriş ücreti). Prag Kalesini gezerken Golden Lane isimli bir bölge göreceksiniz; burası kale sınırları içinde renkli evlerin olduğu ve Kafka’nın yaşadığı evin de bulunduğu sokak. Burası da turlara dahil ve ücretli; ancak mevsime göre saat değişmekle birlikte ziyaret saati bitimi itibari ile Golden Lane’e giriş ücretsiz. Kale sınırlarını bitirdikçe çokça basamaklı bir merdiven ile Mala Strana’ya doğru inişe geçiyorsunuz. Burada beyaz boyalı, kırmızı çatılı evlerin arasından ilerleyerek gezmeyi ve Malostranska’daki St Nicholas Kilisesi’ne de çıkmayı ihmal etmeyin, şehrin kırmızı çatılı kısmının manzarası da aşırı tatlı çünkü 😍 Buradan aşağı nehir kenarına doğru inerek Lennon Wall ve Kafka Müzesi’ni de gezebilir, Prag’ın en dar sokağından geçebilir ve akşamı da Kampa civarında geçirebilirsiniz. Oldukça hareketli oluyor.

3. günü de 3. bölge ve şehir dışı için ayırabilirsiniz. Biz şehir dışı olarak Terezin’i seçmiştik. İkimizin de ikinci dünya savaşı dönemine ilgisi var. Enes yakın zamanda da Auschwitz’i gezmiş ve çok etkilenmişti; hal böyle olunca rotamız Terezin oldu. Florenc veya Holesovice’den otobüs ile Terezin’e varabilirsiniz. Otobüsten park alanında inip biletinizi alarak gezmeye başlayabilirsiniz. Biz bireysel gezdik; turlar da mevcut. Girişte Türkçe de dahil olmak üzere kitapçıklar var. Toplama kampı bittikten sonra kasabayı ve Getto Müzesini gezebilirsiniz. Ölenlerin bir kısmının küllerinin durduğu bir alan (Columbarium) ve yeşillikler arasında kalmış yarım bir tren yolu da şehir içinde gözünüze çarpacak. Terezin’in merkezi de inanılmaz sakin; dışarıdaki insan sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Kasabanın tarihine ve halkın bundan etkilenişine bağlıyorlar sosyal hayatın durgunluğunu. Bu etkileyici turu tamamlamak minimum yarım gününüzü alacaktır. Tüm bölümleri gezmek 220 CZK (2019 yetişkin giriş ücreti).

🍀 Prag’a gün ortası gibi giderseniz konaklama yerinizin yakınını gezip, kabaca önemli yerlere gidişin keşfini yaparsanız kalan günlerde gezme hızınıza katkı sağlar.

🍀Şehirde vaktiniz kalırsa nehirde bisiklete binebilirsiniz. Palladium’a geçip alışveriş yapabilir ve hemen yakınındaki meydanda kurulan pazara göz atabilirsiniz.

🍀 Prag’ta büyük mağazaların bulunduğu asıl alışveriş caddesi de hemen eski şehir merkezinde, “Parizska Caddesi”.

🍀Charles Köprüsünden bol bol geçin, güneşi batırın, nehri izleyin, müzik dinleyin, ressamları gezin. Mala Strana tarafına da geçtiğinizde aşağı nehir kenarına inip kilidinizi asın, aşkınızı mühürleyin ve Prag’a yeniden gelmeyi dileyin!

🍀Prag’tan ne alınır diye düşünürseniz de alabileceklerinizin başında çılgın şekilli çikolatalar ve kuklalar geliyor.

🍀Çek Kronunu da Prag’a gittiğinizde Wenceslas tarafında almanız daha karlı bir alışveriş olmasını sağlayacak. Tek tek sorun mutlaka; Powder Tower’a çıkan yol üzerindekilerle bu alışverişi daha iyi rakamlara halledebilirsiniz ✔

YEME – İÇME

Bizim damak tadımıza göre çok harika bir mutfakları olmasa da bir gulaş yemeden, bir svickova tatmadan, trdelnik denemeden ve siyah bira içmeden dönmeyin 😇 Başka yerel tatları da var ancak bizim denemeyi tercih ettiklerimiz özellikle bunlar oldu.

Malostranska Beseda – Gulaş ve svickovayı burada yedik. En iyi gulaşı kesinlikle Budapeşte’de yedik ama buradaki de ona yakındı en azından. Svickova ise ekşimsi tatlımsı tadı olan sulu bir et yemeği. Bizim ağız tadımıza çok uymadı ama ekşi-tatlı aromaları bir arada sevenler için ilgi çekebilir 🙈 Siyah birayı da yine burada denedik. Başarılı 😎

Hotel At the Three Ostriches Restaurant – Oldukça lezzetli makarnalar yedik burada. Biraz loş ve antika bir ortamı var ama oldukça keyifli bir yemekti bizim için. Fiyat olarak da makuldu.

Fresco Vento – Favori pizzacımız. 2 gidişimizde de ilk yemek için adresimiz oldu 😍

Cacao Prague – Sandwich aşkına diyoruz. Bir de yaz sıcağında gittiyseniz limonata ❤.

Cafe Savoy – 1893 yılından beri hizmet veren Fransız tarzı bir cafe. Ortamı çok güzel; dekoru şık ve ışıltılı. Tatlıları da başarılı diyebiliriz ancak lezzetleri üzerine çok büyük hayaller kurulmamalı.

Sweet Candy Prague – Arada bizim gibi jelibon aşkınız tutuyorsa kendinizi gönül rahatlığıyla kaybedebilirsiniz.

Karlovy Lazne – Prag’ın aşırı ünlü ve kuyruğu asla bitmeyen gece kulübü. Her katında farklı bir eğlence farklı bir müzik türü vaat ediyor. Içerisinde bir de Ice Pub mevcut; 30 dk.da bir müşteriler değişiyor. Online rezervasyon yaparak gidebilirsiniz.

Trdelnik için ise köprünün Mala Strana ayağındakilerden ve eski şehir tarafındakilerden hem dondurmalı hem çikolatalı yedik. Seviyoruz, hem de çok seviyoruz😬😬

Prag gezimizle ilgili anlatacaklarımız şimdilik bu kadar. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere 🎈

Bizi buraya tıklayarak instagramdan da takip etmeyi unutmayın😍

Sevgiler,

H&E.