Çıralı, meşhur Olympos’un komşu sahili. Konaklama yerleri ve aslında plajları ayrı olsa da genelde bir olarak anılıyorlar.
Çıralı sahili, Olympos Antik Kent’e kadar olan geniş sahil kesimi. Çıralı ise bu sahilin arkasında kalan, Olympos’a göre biraz daha pahalı konaklama alternatiflerinin bulunduğu bölge. Olympos, camping ve bungalov ağırlıklı iken Çıralı benzer yerlerin biraz daha lüks versiyonlarını içeriyor. Yine de her iki bölgede de uygun fiyatlı tatil yapmak çok kolay 😎
Çıralı ve Olympos’tan lüks beklentiniz olması. Çok güzel bir denizi var; ancak hem çakıllı hem de genelde öğleden sonra dalgalanıyor. Şezlong, şemsiye yok; sadece bazı otellerin kendine özel alanı var. Duş ve kabin yok. Giderken bunlara hazırlıklı olmakta fayda var. Deniz ayakkabısı, konaklama yerinizin plajı yoksa şezlong, şemsiye vb..
Bir de carettaların yumurtlama alanı olduğu için plaj 20.00-20.30 arası boşaltılıyor ve gece sahilde hiç ışık olmuyor. Restorantlarda da sadece loş ışık kullanılıyor 🐢
ULAŞIM
Olympos-Çıralı bölgesine gelmek için özel araç veya Antalya otogardan dolmuşları kullanabilirsiniz. Hava yolu ile de gelseniz dolmuşlar için ilk önce otogara geçmeniz gerekiyor.
Biz San Simon Hotel’de konakladık. Denize de merkeze de yaklaşık 10 dk yürüme mesafesinde. Bizim beklentilerimizi çok karşılamadı; ancak uygun fiyatlı konaklama için düşünülebilir. Sahilde özel alanı ve şezlongu var, bu bir artı. Oda beklediğimiz gibi çıkmadı, sıcak sudan yana biraz sıkıntı yaşadık ve işletmeci çok kibar da olsa bilgilendirme kısmını biraz zayıf bulduk. Bahçesi güzel ama kesinlikle daha da güzelleştirilebilir. Kahvaltı da tatmin edici.
– Blue&White Hotel
– Hera Hotel ise bildiğimiz ve ilk önereceklerimiz olabilir.
Glamping isterseniz tek seçenek var; Campo Portakal Eco Glamping.
YEME – İÇME
Merkezde ve sahilde her bütçeye uygun yemek yerleri mevcut. Ağırlıklı salaş mekanlar var. Bizim denediklerimiz ve görüşlerimiz şu şekilde:
– Çıralı Restaurant: Ev yemeği gibi yiyebileceğiniz bir yer. Ortamı aslında çay bahçesi gibi ancak yemekler çook lezzetli. Mezeler, ikramlar, ana yemekler…Tam eski usul, bol zeytinyağlı ve lezzeti yerinde. Sebzeli makarna, pilav, imambayıldı, mücver tercihlerimizdi.
– Salih Pansiyon: Deniz molamızda gözleme yemeye gittik. Bahçede, ağaçlar altında güzel bir gözleme yiyebilirsiniz.
– Karakuş Restaurant: Lüks kategoriye sokabileceğimiz bir yer. Mezeler günlük yapılıyor. Lezzetler iyi. Cunda ezmesi, Girit babağı, et schnitzel, Çökertme kebabı ve San Sebastian tercihlerimiz oldu. Ana yemeklerin tuzu bize az geldi ama hepsi geçer not aldı.
– San Simon RestoBar: Lüks kategoriye sokabileceğimiz bir diğer yer. Konakladığımız otele bağlı, dolayısıyla indirim uygulanıyor. Hamburgeri de pizzayı da çok beğendik. Ortamı da güzel.
– The Beaver Coffee Shop: Panda Coffee (beyaz ve bitter çikolatalı kahve) içtik, güzeldi. İzmir bomba ortalama lezzetteydi. Ortamı güzel.
– İkiz Restaurant: Deniz börülcesi, şiş balık ve chef’s special fırın beyti yedik. Şiş balık aslında güzeldi; ancak porsiyonu küçüktü. Fırın beyti ise çok karışık lezzetler içeriyordu, çok sevemedik. Deniz börülcesi içimize sinerek beğendiğimiz tek şey olabilir.
GEZİLECEK YERLER
Antalya’da herhangi bir yere yolunuz düştüyse gezecek çokça yeriniz var demektir.
– Olympos Antik Kenti: Çıralı sahilden veya içerideki yoldan yürüyerek ulaşabilirsiniz antik kente. Giriş ücreti 30 TL (2020), Müzekart geçerli. İçeride kilise, lahitler, soyluların oturduğu evlerin olduğu alan vb gezilecek bölümler var. Gezmesi 45-50 dk sürüyor, son giriş ise 19.00. Mutlaka görün deriz. Yeşil ve grinin uyumu karşılayacak sizi.
– Yanartaş: Ulaşımı araçla/bisikletle, tepeye son 1 km kalaya kadar giderek yapabilirsiniz; buradan sonrası tırmanış. O yüzden ayağınızda rahat bir ayakkabı olması önemli. Son çıkış saati 20.00 olarak söyleniyor; ancak 20.00dan sonra da çıkılabiliyormuş. 20.00’ye kadar giriş ücreti 9 TL (2020). Sonrasında kontrol yok. Geç çıkmanın sıkıntısı çok karanlık olması. Hiç ışık yok. Daha erken gidecek bile olsanız dönüş için yanınızda mutlaka fener bulunsun. Çok beklentiniz olmasın. Özellikle kalabalık dönemde her ateşin başını birisi kapladığı için hayal ettiğiniz manzarayı göremiyorsunuz. Ama dünya üzerinde nadir yerlerden olduğu için gitmekte fayda var.
– Göynük Kanyonu: Likya yolunun başlangıç noktası.Ulaşım için en iyisi özel araç. Aracınız yoksa dolmuşla Göynük tabelasında inip yürüyebilirsiniz. Giriş ücreti 11 TL (2020); ama body rafting ve/veya zipline yapacaksanız sizden bu ücret alınmıyor. Onun yerine body rafting (kanyon turu) için 80 TL (2020), 70 TL zipline veya her ikisini de yapacaksanız 130 TL ödeme yapıyorsunuz. Body rafting kesinlikle önerimiz, yapmazsanız kanyonu gezmiş sayılmazsınız, bizden söylemesi 😎 Girişten 15 dk mesafede yemek yerleri ve sizi asıl kanyon girişine götürecek jeepler var. 80 TL içine bu ulaşım ve koruyucu malzemeler dahil. Jeepler sizi kanyon girişine bırakıyor, giyiniyor ve kendinizi buzzzzzz gibi sulara bırakıyorsunuz. Yer yer yüzerek, yürüyerek ve tırmanarak kanyonun sonundaki şelaleye ulaşıyorsunuz. Dönüşte jeeple geldiğiniz yolu yürüyerek dönüyorsunuz, mesafe uzun ancak o kadar soğumuş oluyorsunuz ki yolun yokuş aşağı olması ile de rahatlıkla yürüyorsunuz. Fotoğraf için ise kanyon içinde fotoğrafçı var, 25 TL’ye tanesini veya 150 TL’ye (2020) tamamını alabilirsiniz çekilen fotoğraflarınızın.
– Koylar Turu: Çıralı veya Adrasan’dan çıkışlı olarak yapabilirsiniz. Gidilen koyların bir kısmı farklı oluyor aradaki mesafeden dolayı.
– Adrasan ve Suluada Turu: Suluada’ya sadece Adrasan’dan gidiliyor. Adrasan’a da dolmuş veya özel araçla ulaşım sağlayabilirsiniz. Biz Adrasan Ali Kaptan ile 110 TL’ye (2020) yapmıştık turu. 10.00-17.00 arası sürüyor genelde. Adadaki 4 koya, 1 mağaraya (akıntı uygun olursa gidiliyor) ve dönüş yolunda Adrasan’a yakın bir koya uğradık. Yemekler çok güzeldi. Tur keyifliydi. Adadaki koylar birbirinin aynısı gibi aslında ama deniz çok güzel; o yüzden her anı keyifli geliyor. Mağarayı ve yakınındaki yarığı gezmek ise turun ilgi çekici kısmı.
– Phaselis Antik Kenti: Araç kuyruğu nedeniyle bu tatilde girme şansımız olmayan ama önceden bildiğimiz ve sevdiğimiz bir yer. Denize de girebileceğiniz nadir antik kentlerden. Liman, agora, tiyatro gibi gezebileceğiniz alanları bulunuyor. Giriş ücreti 45 TL (2020), Müzekart geçerli.
– Tahtalı Teleferik
– Kaleiçi
– Düden Şelalesi
– Kurşunlu Şelalesi
– Köprülü Kanyon (Tazı Kanyonu)
Dönüş/gidiş yolunda ise Myra Antik Kenti, Patara Antik Kenti, Aspendos Antik Kenti, Salda ve Sagalassos Antik Kenti gibi ilgi çekici duraklara uğrayabilirsiniz 🚗
Bizim gezi özetimiz ise şu şekilde diyerek toparlayalım, size de bir rota çizmiş oluruz belki 🎈
1. GÜN
🚗Göcek – İztuzu sonrası en güzel manzaralı yolculuğu yaparak Çıralı’ya vardık. Plaj kapanmadan denize girip yemeğe çıktık. İlk yemeği Çıralı Restaurant’ta yedik. Kahve için ise Beaver’a gittik.
2. GÜN
⛵Sabah erkenden Adrasan’a yola çıktık. Çıralı – Adrasan arası araçla 1 saat. Keyifli bir tur sonrası dönüş yapıp akşam yemeği için San Simon RestoBar’a gittik.
3. GÜN
🌺Günü Çıralı plajda geçirdik. Öğlen yemeğini Salih Pansiyon’da yedik. Kapanışı Olympos Antik Kenti ve Karakuş Restaurant ile yaptık.
4. GÜN
🌄İstikamet Göynük Kanyonu. Günün neredeyse yarısını orada geçirdik. Dönüşte denize girmek ve gezmek için Phaselis Antik Kenti’ne uğradık; ancak araç kuyruğu nedeniyle giremedik. Denizi güzeldir, aklınızda bulunsun. O yüzden korona nedeniyle kapalı olan Robinson Çamyuva’nın plajına gittik dönüşte. Otel de denizi de çok güzeldir, ağırlıklı olarak Alman turistlere hizmet verir ama 5 yıldızlı otel konaklaması isteyenlere rahatlıkla önerebiliriz, belirtelim. Akşam yemek için ise İkiz Restaurant’a, tatlı için Asmaaltı’na gittik.
5. GÜN
🏛 Dönüş yolu öncesi küçük bir deniz keyfi yapıp yola çıktık. En görülesi antik kentlerin başında gelen büyüleyici Sagalassos’a gittik. Özel araçla ulaşabileceğiniz muhteşem bir antik kent. Girişi ücretli, Müzekart geçerli. Çok iyi korunmuş eserlerle dolu, kafanızda çok rahat eski günlerini canlandırabileceğiniz bir yer. Mutlaka gezin! Akşam yemeği için ise Afyon İkbal’de enfes bir sucuk molası verip evimize döndük.
2020 senesi, iyi mi kötü mü olduğu belli olmayan ama kötüye yakın bir sene olarak devam ederken en büyük ihtiyacımız hayalimizdeki yaz tatilini yaşayabilmekti ✈ Biraz daha izole bir tatil ihtiyacı bu senenin olmazsa olmazıydı; ama ev kiralayıp o şekilde tatil yapacak gibi de değildik. Hal böyle olunca en sakin tatil yapabileceğimiz yerleri düşünüp Göcek – İztuzu (Dalyan) – Çıralı – Sagalassos (Burdur) şeklinde bir rota izlemeye karar verdik.
DURAK 1: GÖCEK
Göcek, öyle 5 yıldızlı otellerle dolu bir yer değil. Bir Rixos bir de D-Resort mevcut büyük otel zinciri olarak. Onun dışında butik otel ve apartlarla dolu. Yazlıkçılık kavramına oldukça yakın bir yer.
“Otelden çık, denize gir” yeri de değil aslında Göcek; o nedenle günübirlik veya konaklamalı tekne turlarının merkezi denebilir burası için. Denize girebileceğiniz merkezde sadece Lime Beach Göcek ve D-Resort var, bunun dışında biraz daha uzakta İnlice Halk plajı ve tekne ile ulaşabileceğiniz Göcek Adası mevcut. Ana seçenek ise tekne kiralamak.
ULAŞIM
Göcek’e özel araç dışında otobüs ve uçakla ulaşım mümkün.
Otobüsle gelecekseniz önce Muğla ya da Fethiye merkeze ulaşarak oradan minibüs veya otobüslerle Göcek’e gelebilirsiniz.
Uçak ile ise en yakın havalimanı Dalaman. Buradan Havaş ile Fethiye yönüne, 23 TL (2020) ödeyerek gelebilir, yine minibüs veya otobüslerle Göcek’e geçebilirsiniz.
Başta da bahsettiğimiz gibi 5 yıldızlı otel 2 tane, bunlara bütçeniz yetmiyorsa veya hayaliniz ye-iç-yat tatili değilse butik otel ve apartları tercih edebilirsiniz.
Çevredeki çoğu butik otel güzel görünüyordu. Puanları ve merkeze mesafeleri üzerinden seçim yapabilirsiniz. Bizim tercihimiz Olive Garden Apart Otel oldu. Merkeze yürüyerek 5-7 dk mesafede. Yani bizim otel ve çevresini tercih edebilirsiniz 🖐
Ortamı çok güzel. Bir baba ve 2 oğlu tarafından işletiliyor. Temizlik ve sosyal mesafe açısından içimize sindi. Merkeze yürüyerek 5 dk. Kahvaltı yeterli. Bahçesi çok güzel. Havuzda biri olduğunda biraz da gürültücü ise odalara çok ses geliyor; ancak bu durum dışında çok sakin, horoz ve kuzu sesi dışında ses yok. Otelin bir diğer imkanı ise bisiklet. Uygunluk olduğu sürece alıp dolaşabiliyorsunuz. Göcek’te bir yere gitmek isterseniz de yardımcı oluyorlar. Gittiğiniz yerde indirim sağlanabiliyor 😍 Bizim için keyifli bir konaklama idi, yine gitsek tercihimiz olabilir.
GÖCEK’TE YAPILACAKLAR
Tekne, tekne yine tekne 😬
Arabanız ve Göcek’te ikiden fazla gününüz var ise Dalyan ve Akyaka tarafına da günübirlik geziler yapabilirsiniz.
Bir gün Dalyan, İztuzu Plajı, Kaunos Antik kenti gezisi, bir gün Akyaka-Azmak gezisi, bir gün de tekne turu planlaması yapabilirsiniz. Ya da konaklama şansınız varsa Akyaka, Dalyan konaklamaları ve gezileri yaparak Göcek’e inebilirsiniz. Tercih sizin 😏😏
Bizim gibi 2 gece 2 gününüz var ise şimdi okuyacağınız gezimizi uygulayabilirsiniz 😍
1.GÜN
Sabah erkenden çıktığımız yolculukta öğleden sonra 3-4 gibi otelimize yerleşmiş olduk. İlk hedef tabi ki denize girmekti. Otelden destek aldığımızda 4 seçeneğimiz olduğunu öğrendik.
– Göcek Adası (ancak sadece belli saatlerde tekne gittiği için seçemedik),
– İnlice Halk Plajı (kalabalık olur dendi),
– D-Resort plajı (aşırı pahalı dendi) ve
– Lime Beach Göcek. Tercihimiz son opsiyon oldu ve yola koyulduk 🚗
Lime Beach Göcek araçla 15 dk mesafedeydi, Rixos’tan sonraki marinaların sonunda sakin bir denize sahip olan beach. Giriş ücreti 100 TL/kişi başı (2020). Denizi güzel, hizmet güzel, erken gölgede kalıyor ve denize girişler iskeleden. Sadece müzik biraz yüksek geldi bize 🙈 Akşamları da restorant olarak hizmet veriyor, aklınızda bulunsun.
Akşam yemekten önce çarşıyı turlayıp yemek için ara sokakta, limon ağaçları ile dolu bir bahçede hizmet veren Köfteci Dursun Usta’ya gittik. Göcek’in en eskilerindenmiş. Porsiyonlar ve lezzet oldukça iyi. Hizmet ve çalışanlardan da memnun kaldık. Fiyatlar başta ortalama üstü gibi görünse de yemek geldiğinde hakkını veriyor. Mutlu mideler ile geceyi bitiriyoruz biz de ❤
2.GÜN
İstikamet tekne turu ⛵
Serdar SS Yatching ile çıktık tura. Gitmeden önce en çok tercih edilen tur tekneleri arasında bir araştırma yaptık. Fiyat aynıydı, 150 TL (2020). Tüm tekneler ortalama saat 10.00-18.00 arasında tamamlıyorlar gezilerini. “Peki o zaman neden Serdar SS?” derseniz korona nedeniyle kişi sayısı önceliğimizdi. Tekne büyük ve sadece 35 kişi alıyordu. Bir de yemeklerini çok övmüşlerdi. Bizim katıldığımız gün de 28 kişi vardı ve oldukça rahat ettik. Diğer teknelerin sık gitmediği koyları tercih etmeleri de ayrıca tercih sebebimiz oldu. Bu sayede çoğunluk biz bize yüzdük. Denizin ve doğanın tadını çıkarmamızı sağladı bu durum. Yemekler de övüldüğü kadar vardı, özellikle de balık sosu.
Turdaki koylar sırası ile şöyleydi Domuz Adası, Aşk Mağarası, Binlik Koyu, Hamam (Kleopatra) Koyu, Bedri Rahmi Koyu. Her bir yerin denizi ayrı güzel diyebiliriz. Mağara içinde veya suda kalmış hamam kalıntıları arasında yüzmek ve yürümek güzel deneyimler. Bedri Rahmi Koyu da doğası ve denizi gereği turun en güzellerinden.
Eğer ki bu kadarı bize yetmez, daha çok koy gezmek isteriz ve konaklamalı olabilir derseniz Göcek’te Bir Güneş’i önerebiliriz.
Gün sonunda akşam yemeği için de aklımızda Can veya Özcan Restorant vardı. Göcek’in en eskileri. Can Restorant’ı tercih ettik ama eskilerden olmasına rağmen bizi biraz üzdü. Ana yemekleri beğenmedik. Mezeler fena değildi. Ortamı güzel. Belki meze-balık yapanlar daha memnun kalıyordur bilemedik.
Yemek sonrası çıktığımız bisiklet turunda da Göcek Dondurmacısı’nda mola verdik. Dondurmaları gayet güzel, keçi sütlü. Aklınızda bulunsun 🍦
3.GÜN
Çıralı’ya geçme günümüzdü ve önce İztuzu Plajı’na gitmeye karar verdik. Araçla 1 saat mesafede ve yolu çok keyifli.
Plaja gidişin diğer yolu ise Dalyan’dan kalkan tekneler. Plaj ücretsiz ancak araçla giderseniz cüzi bir miktar alınıyor. 22.00-08.00 arası Carettaların yumurtlama alanı olduğu için plaja giriş yasak.
Deniz her zamanki gibi dalgalı ama tertemizdi. Sahilin genişliği avantaj, rahat oturabiliyor ve yüzebiliyorsunuz. Duş, WC, kabin, şezlong, şemsiye ve yemek alanı mevcut.
Plaj sonrası vaktiniz olursa Kaunos Antik Kenti ve Kral Mezarlarını gezebilir veya Radar Tepesi’ne manzarayı görmek için çıkabilirsiniz. Vaktimiz olmadığı için biz gidemedik. Her ikisine de araçla ulaşım sağlayabilirsiniz. Antik kent için diğer bir ulaşım şekli tekne, Dalyan’da tekne turu keyifli oluyor, o yüzden tercih edebilirsiniz. Antik kente giriş ücreti 14 TL (2020); Müzekart geçerli.
Plajdan sonra istikamet Çıralı. Dalyan-Çıralı arası yol ise muhteşem manzaralar eşliğinde yapacağınız 4 saatlik bir yolculuğu kapsıyor. Çıralı’da buluşmak üzere bu yazımızı sonlandırıyoruz🖐
Fethiye’ye 3 kez yolum düştü; bir yaz ailecek, bir yaz 3 kız arkadaş ve en son da Enesle oldu. Enesle oturduk, konuştuk ve bu 3 geziden küçük bir özet çıkardık 😇
Fethiye (eski ismiyle Meğri), Muğla’nın güzel mi güzel bir ilçesi. Merkezi ayrı, Ölüdeniz’i ayrı, koyları ayrı güzel diyip başlayalım yazımıza🌞
ULAŞIM
Birçok yere olduğu gibi Fethiye’ye de özel araç, otobüs ve uçakla ulaşım mümkün.
Uçak ile ulaşımda Antalya ve Dalaman tercih ediliyor; ancak en yakın havalimanı Dalaman. Dalaman Havalimanı’ndan Fethiye otogara gitmek için ise Muttaş veya Havaş kullanabilirsiniz. Aynı yerden kalkıyorlar ve ücretleri de aynı.
Otogara ulaştıktan sonra merkez, Kabak, Ölüdeniz vb yerlere gitmek için otogarın dışındaki duraktan dolmuşa binebilirsiniz.
Fethiye merkezde konaklarsanız farklı yerlerde plaja gitmeniz gerekiyor. Diğer saydığım yerlerin kendi plajları mevcut. Özellikle Yanıklar ve Kabak’ta deniz dalgalı. Otel seçiminde bunları da göz önünde bulundurmak isteyebilirsiniz 😊
– Lykia Botanika Beach & Fun Club: Otel, Yanıklar mevkiinde. “Ultra her şey dahil” konaklama yapabilirsiniz. Denize giden çok güzel ormanlık bir yolu var. Plajı geniş, ferah. Otel temiz. Yemekler lezzetli. Eskiden çeşit kısıtlılığı sorunu vardı ancak yorumlardan anladığımız kadarıyla çözülmüş gibi. Denizi dalgalı 🙈
– Tonoz Beach Hotel: Otel, Ölüdeniz merkezde. “Oda kahvaltı” veya “yarım pansiyon” konaklama yapabilirsiniz. Konumu, çalışanları, temizliği gayet iyi. Yemekler oldukça başarılı. Her gece otelde yiyesiniz geliyor. Otelden çıktığınız anda da tüm restoranlar, cafeler, barlar civarınızda. Ölüdeniz Tabiat Parkı’na 10 dk.lık yürüyüş mesafesinde. Bazı odalarda balkon olmadığı için havlu, mayo vb asmakta zorlanılıyor ama diğer olumlu özelliklerinin yanında pek dert etmeye gerek yok bu durumu.
– Lilith Camping: Camping Kabak’ta, sahilde. “Yarım pansiyon” konaklama yapabilirsiniz. Bungalov, Vardo, tek kişilik oda ve çadır alanı mevcut. Biz Vardo’da kalmıştık. Küçük bir çingene arabası, oldukça rahat ettik. Klima yok ancak pencere açmanız yeterli oluyor; hava çok ferah. Tuvalet ve duşlar ortak. Kendi barı mevcut, gece uzun uzun oturma şansınız oluyor. Kahvaltısı ve akşam yemekleri açık büfe ve çok güzel. Doğayla iç içe olmak ve biraz daha samimi bir ortamda tatil yapmak için ideal. Aynı zamanda da evcil hayvan dostu. Son olarak Kabak’ta da deniz güzel olsa da dalgalı diye belirtmek isteriz 🙈
– Monta Verde Hotel&Villas: “Yeri çok fark etmez; her yere araba ile ulaşım sağlayabiliriz” derseniz, uygun fiyatlı bir konaklama yapmak isterseniz tercih edebilirsiniz. Otel iç dizaynı, bahçesi güzel. İşletme sahibi cana yakın, odalar güzel. Yemekler ortalama ama çeşitli. Otelin havuzu mevcut; boyutu otel misafir sayısına uygun. Gece etkinlikleri çeşitli.
GEZİLECEK YERLER
– Ölüdeniz Tabiat Parkı: Dolmuşla veya özel araçla ulaşım sağlayabilirsiniz. Ölüdeniz merkezde konaklıyorsanız da yürüyebilirsiniz. Giriş ücret 7 tl (2019). Öğrenciye indirim mevcut.
Şezlong-şemsiye ücretli. Ücret ödemek istemezseniz boş alanlar da var havlu serip oturabileceğiniz. İçeride tuvalet, duş, yemek yerleri mevcut. Çok kalabalık olsa da bizim Fethiye’de denize girmeyi en çok sevdiğimiz yer. Kumlu tarafında deniz daha sıcak oluyor sadece 😅 Erken saatlerde giderseniz önlerden şezlong bulabilir ve daha ferah oturabilirsiniz. Bütün gün üstünüzde uçan paraşütleri izlemek ve güneşi burada batırmak güzel oluyor.
– Babadağ: Akşam manzara için veya uygun saatlerde paraşüte binmek için çıkabilirsiniz. Dolmuş veya özel araçla gidebilirsiniz. Yemek yiyebileceğiniz bir restoran da var yukarıda.
– Kayaköy: Yamaca kurulmuş, birbirinin güneşini kesmeyecek şekilde inşa edilmiş evlerin olduğu eski bir Rum köyü. Şuan az sayıda kişinin yaşadığı köyde terk edilmiş evler o günkü haliyle koruma altında. Dolmuş veya özel araçla ulaşabilirsiniz. Müzekart ile ücretsiz gezebileceğiniz Kayaköy’ün normal giriş ücreti 10 tl (2020).
– Kabak: Burası denize girmek için gidebileceğiniz, Likya Yolu üzerinde ilerleyenlerin de uğrak noktalarından biri. Fethiye’den de dolmuşla gelebilirsiniz. Sonrasında aşağı yürüyebilir veya servis dolmuşuna binebilirsiniz. Konaklamayı Kabak’ta yapacaksanız bu servisler otele de bırakıyor.
– Kelebekler Vadisi – Faralya: Kelebekler Vadisi yıllar önce festivallere de ev sahipliği yapmış bir yer. Ölüdeniz’den tekne ile veya Faralya’dan zorlu ve halat kullanarak yapacağınız bir yürüyüş ile ulaşabilirsiniz. Kelebekler Vadisi ve Faralya’da konaklama seçenekleri mevcut. Kelebekler Vadisi’ne günübirlik giderseniz vadinin derinliklerine yürüyüş yapıp, eğer uygun ayakkabıyı yanınıza aldıysanız ve merakınız da var ise biraz tırmanış ile şelaleye de ulaşabilirsiniz. Vadide sessiz olmak gerekiyor, böylece şansınız varsa belki 1-2 kelebek görebilirsiniz.
– Tekne Turu: Soğuk su, Akvaryum Koyu, Mavi Mağara, Kelebekler Vadisi, Deve Plajı gibi koylara götüren bir turdu bizim tercihimiz; ama başka çeşitleri de var. Biz küçük bir tekne tercih etmiştik. Yemek, kahve vb servis mevcut bu teknelerde. Keyifli geçiyor turlar. Özellikle araç olmadan gittiğiniz tatillerde koyları gezmek için çok iyi bir seçenek.
– 12 Adalar Turu: Diğer tekne turları gibi Ölüdeniz’den kalkıyor ve 12 Adalar’ı gezdiriyor. 12 Adalar turunu Fethiye’den deneyimleme şansımız olmadı ama Göcek’ten oldu. Göcek gezi yazımıza buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz 😎
– Fethiye Kalesi ve Amintas Kaya Mezarları: Fethiye merkezde gidebileceğiniz yerlerden. Telmessos Antik Kenti’ne ait kalıntılar. Yürüyerek veya toplu taşıma ile gidebilirsiniz. Müzekart geçerli.
– Tlos Ören Yeri: Fethiye’ye araçla 45 dk mesafede.Unesco Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunan ve kanatlı at Pegasus’un yaşadığı yer olarak bilinen antik kent, Likya’nın en eski yerleşim alanlarından biri. Stadyum, tiyatro, hamam kalıntılarının yanı sıra kaya mezarları da bulunmaktadır. Toplu taşıma yok; özel araç veya günübirlik turlar ile gidebilirsiniz. Giriş ücreti 10 TL (2020); Müzekart geçerli.
– Yaka Park: Fethiye’ye araçla 45 dk mesafede. Şelalesi, kademeli terasları, yemek yerleri mevcut. Özel araçla, turlarla veya jeep safarilerle gidebilirsiniz.
– Saklıkent Milli Parkı: Fethiye’ye araçla 50 dk mesafede. Güneş ışınlarının kolayca giremeyeceği kadar dar ve yüksek bir kanyon burası. Yaz ortasında bile rahatlıkla gezilebiliyor o nedenle. İlk girdiğiniz anda ve 18 km.lik yürüyüşün birçok yerinde buz gibi bir su size eşlik ediyor; ilk giriş bu yüzden biraz zorlu 🙈 Derinliklerinde bir şelale mevcut. Kanyonda çamur banyosu ve rafting yapmak mümkün. Özel araçla veya turlarla gidebilirsiniz. Giriş ücreti 8 TL (2020), öğrenci indirimli. Müzekart geçmiyor. Bir şey düşme ihtimaline karşı baret takmanız öneriliyor, teminini oradan sağlıyorsunuz. Yanınızda da deniz ayakkabısı olsun mutlaka; taşlık yerlerde ve suda yürümek daha kolay oluyor 😇
– Yuvarlakçay: Fethiye’ye araçla 1 saat mesafede. Fotoğraflarda sık sık gördüğünüz nehrin üzerinde insanların salıncağa bindiği yer burası. Kahvaltı mekanları ve restoranlar mevcut. Buz gibi suda yüzmeyi deneyebilir, doğanın tadını çıkarabilirsiniz.
– Dalyan – İztuzu – Kaunos Antik Kenti ve Kaya Mezarları: Dalyan, Fethiye’ye araçla 1 saat mesafede.Dalyan’a gitmek için asıl neden İztuzu Plajı, Kaunos Antik Kenti ve Kral Mezarları’nı görmektir.
Kral Mezarları Dalyan’da nehir kenarındaki pek çok otelden kolaylıkla görülebilmekte.
Antik kenti ve mezarları gidip görmek isterseniz ise Dalyan’dan kalkan tekneleri kullanabilir veya araçla ulaşım sağlayabilirsiniz. Giriş ücretli; Müzekart geçerli. Birçok ödül almış ve Carettaların doğal yaşam alanı olan İztuzu’na da Dalyan’dan kalkan tekne ve dolmuşlarla veya özel aracınızla ulaşabilirsiniz. Tekne oldukça zevkli oluyor (2008’den önceki fotolarımı bulamadığım için görsel ekleme yapamıyorum😬). Plaja giriş ücretsiz, otopark ücretli. 22.00-08.00 saatleri arasında plaja giriş yasak. İztuzu Viewpoint’e de gidip bölgeye kuşbakışı bakabilirsiniz.
– Kaputaş Plajı: Kaş Gezi Rehberi’nde de yer verdiğimiz plaja dolmuşla veya özel araçla gidebilirsiniz. Fethiye’ye araçla 1 saat mesafede. Denizin sakin halini yakalamak, plaj çok kalabalık olmadan tadını çıkarmak veya arabayı rahatça park edebilmek için sabah 9 civarında gitmenizi öneririz. Plaja giriş ücretsiz ancak şezlong-şemsiye ücretli.
– Patara Antik Kenti ve Plajı:Fethiye’ye araçla 1 saat 5 dk mesafede. Noel Baba olarak anılan Saint Nikolaos’ın doğum yeri olarak bilinen bir diğer yer de burası. Dünyanın bilinen en eski deniz fenerine de Patara Plajı ev sahipliği yapıyor. Ulaşım için özel araç olması en iyisi. Antik kente giriş ücreti 30 TL; Müzekart geçerli.
DİPNOTLAR
** Fethiye içinde birçok noktaya dolmuş var. Otogarın dışı ve Ölüdeniz ana duraklar.
** Araçla koyları gezme şansınız var ise Boncuklu Koyu ve Kuleli Plajı’nın da denizi çok güzel.
** Ölüdeniz merkezde bulunan Belcekız plajı, gezi teknelerinin kalkış noktası. Aynı zamanda oldukça geniş, ferah, ağırlıklı olarak da kum içerikli bir plaj. Güzel bir denize sahip ancak çoğunluk dalgalı oluyor ve çabuk derinleşiyor. Güncelleme: Galiba buraya da işletme geldi.
** Yemekle ilgili öneri veremedik çünkü çok az yer denedik ve baya da zaman geçti üzerinden. Şansımıza kaldığımız yerlerde yemekler hep güzeldi 🥳
** Bayramlar dışındaki zamanlarda daha rahat edersiniz; bayram zamanında hem çok kalabalık hem de çok trafikli oluyor.
** Tekne turuna 1 gün, Saklıkent – Tlos – Yakapark’a 1 gün (biz turla gitmiştik; oldukça verimli oluyor), Kaputaş – Patara’ya 1 gün, Dalyan bölgesine 1 gün ayırabilirsiniz. Özel aracınız yoksa turları araştırmayı unutmayın.
Türlü efsaneleri var Kaş’ın. Meis’in asıl anlamı göz olduğu için onun tam üstünde duran bu yerin Kaş adını aldığı veya Kaş’ın dağlarında Uyuyan Dev’in Meis’teki aşkıyla sular yükseldiğinde kavuşacağı gibi..Efsaneleri güzel, kendisi bir doğa harikası olan ve bizim ilk gidişimizde “ne olabilir ki bu kadar” dediğimiz Kaş’tan 2 gidişimizde de aklımız kalarak döndük biz de ❤
ULAŞIM
Kaş, Antalya’nın bir ilçesi. Ulaşımı biraz meşakkatli. Kullandığınız ulaşım çeşidine göre değişmekle beraber Antalya’dan 3-5 saat, Dalaman’dan 2.5-4 saat. Yolları virajlı. Her güzel şey gibi emek istiyor yani 😉
Kaş’a otobüsle direk ulaşım mümkünken, havayolu ile ulaşımda 2 seçenek mevcut. Dalaman üzerinden veya Antalya üzerinden.
✔Kaş’a en yakın havalimanı Dalaman, ulaşım alternatifleri de daha fazla.
1. Shuttle: 2019 fiyatı 80 tl kişi başı.
2. Vip transfer: Özel karşılama hizmeti sunuyorlar, 350 tl 2019 fiyatları.
3. Otobüs: Havaş ile önce Fethiye otogara gidiyorsunuz. Buradan da Batı Antalya minibüsleri ile Kaş’a geçiyorsunuz.
** Taksi ve araç kiralama opsiyonları da mevcut.
✔Kaş’a gitmek için biraz daha uzun ama hesaplı yol ise Antalya Havalimanı üzerinden gitmek.
Bunun için Antalya Havalimanından otogara Havaş veya tramvay ile geçmeniz gerekiyor, otogardan da Batı Antalya minibüsleri ile 4 saatlik bir yolculuk sonunda Kaş’ta oluyorsunuz.
🌄 Denize girilmeyecek, daha sezon dışı bir zamanda gittiyseniz veya amacınız bol bol çevreyi gezmekse/kültür turuysa tepedeki otellerde kalmayı tercih edebilirsiniz. Merkeze daha uzak olacaksınız ancak uyandığınızda müthiş bir manzara sizi bekliyor olacak.
🌅Yaz döneminde gidiyor ve plaj plaj gezmeyi tercih etmiyorsanız, daha dinlenme üzerine kurulu bir tatil planı yapacaksanız Andifli mahallesi Hükümet Caddesi üzerindeki denize sıfır otelleri veya Çukurbağ Yarımadası’ndaki otelleri tercih edebilirsiniz. Bu bölgelerde denize yakın ama kıyısı olmayan bazı otellerin de beachlerle anlaşması oluyor. Özellikle Hükümet Caddesi merkeze, çarşıya ve Limanağzı tarafına giden teknelerin kalkış noktasına yakın bir konaklama noktası.
Tüm bölgeleri göz önünde bulundurunca bizim önerilerimiz:
1. Medusa Hotel – Andifli mahallesi Hükümet Caddesi üzerindeki denize sıfır otellerden biri. Kendi iskelesi ve havuzu var. Tüm odaları manzaralı. Sessiz sakin ve tertemiz. Kaş’ın eskilerinden. Oda kahvaltı konaklayabiliyorsunuz. Kahvaltı açık büfe, çeşit yeterli. Plaj kısmında bar mevcut, isterseniz öğlen yemeğini burada salata, makarna, hamburger ve benzerleri ile geçirebilirsiniz. Denizi müthiş. Bizim ilk gidişimizde kaldığımız otel, yine olsa yine gidebiliriz. 505 numaralı odayı isteyebilirsiniz mesela, çatı katı, 1+1, manzarası ise ❤😇
2. Arpia Hotel – Otel yarımadada. Özellikle özel araçla giderseniz gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Yetişkin oteli. Oda kahvaltı konaklama sunuyorlar. Kahvaltı gayet güzel. Otelin manzarası, plajı ve denizi harika. Denizi Medusa Hotel’in olduğu tarafa göre daha sıcak. Sahil otel arası biraz merdivenli aklınızda bulunsun 🙃 Biz 2021 yılı konaklamamızı burada yaptık ve çok memnun kaldık.
3. Carruba Hotel – Tepedeki otellerden. Yepyeni grubuna girebilecek bir otel. Aile işletmesi olan otelin mimarisi de tasarıma da kendilerine ait. Her odası farklı, manzarası efsane. Bahçe kullanımlı ve bahçesinde mini jakuzi olan odaları da mevcut. Kahvaltısı oldukça çeşitli ve lezzetli. Burada konaklayan arkadaşlarımız çok güzel yorumlar yaptılar.
4. Club Barbarossa – Kaş’ın popüler ve güzel manzaralı otellerinden. Kendi iskelesi ve havuzu var. Romantik bir tatil düşünenler için biçilmiş kaftan gibi duruyor sitelerini incelediğinizde.
5. Kale Hotel– Kale Hotel, Kale Pansiyon, Kale Lodge ve Selim Pansiyon aynı grup bünyesinde bulunuyor. Bizim önerildiğini duyduğumuz Kale Pansiyon. Misafirleri için Lemonya Beach ile anlaşmaları mevcut.
6. Campingler/Glampingler – En sevilenleri Kaş Camping, Can Mocamp, Nuri’s Beach and Bungalows ve Kaş Joy Camp/Aparts. Doğayla iç içe, daha doğal, daha uygun bir konaklama isteyenler için uygun seçenekler. Kaş Camping ve Nuri’s Beach and Bungalows’un kendi plajları var.
7. Airbnb vb uygulamalar üzerinden daire/villa kiralama – Özellikle kalabalık gruplar için villalar gecelik konaklama fiyatı olarak ucuza gelebiliyor. Gitmeden önce bir araştırmakta fayda var. Özel havuzlu villalar kalabalıktan uzak kalmak istendiğinde zamanlarda imdada yetişiyor.
GEZİLECEK YERLER
Kaş ve civarında yapabileceğiniz aktiviteler:
🏊Dalış
🎡Jeep safari
🎈Paraşüt
⛵Tekne turu
🛶Kano
🏛Kültür turları
Kaş ve civarında gezebileceğiniz yerler:
🏘Kaş sokakları ve Uzun Çarşı
🏘Kaş pazarı (cuma günleri)
🌊Kaputaş Plajı
🌊Limanağzı Plajları
🌊Büyülçakıl – Küçükçakıl Plajları
🌊Akçagerme Plajı – Kaputaş yolu üzerinde gördük, denizi çok güzel olunca aklımız kaldı 🤩
🌊🏛Patara plajı ve antik kenti
🌊🏛🌄Kekova-Kaleköy-Batık şehir
🏛Antiphellos Antik Kenti
🏛Phellos Antik Kenti
🏛Xanthos Antik Kenti
🏛Kandyba Antik Kenti – tabelalarını göreceksiniz ancak içerik olarak uğramanızı gerektirmiyor.
🏛Kyaneai Antik Kenti
🏛Sidyma Antik Kenti
🏛Aperlai Antik Kenti
🏛Tlos Antik Kenti
🏞Saklıkent Kanyonu
⛰Gömbe Yaylası – Yeşilgöl
🏝Meis turu
**Xanthos-Patara-Kaputaş gezisini aynı gün yapabilirsiniz. Sabah erken çıkıp aksamüstü dönecek şekilde ayarlarsanız daha verimli vakitler ayırabilirsiniz.
**Çevredeki antik kentler içinde Likya’nın başkenti ve UNESCO Dünya Miraslarından biri olan Xanthos, Likya’nın en önemli yerleşim birimlerinden biri olan ve Pegasus’un yaşadığı yer olarak geçen Tlos ve deniz kenarında bir antik kent olan Aperlai’yi ziyaret etmenizi öneririz. Tlos’u ben birkaç yıl önce gezmiştim, diğerlerini de Kaş’ın yerlilerinden çok duyduk. Patara turları ile Xanthos’a, Saklıkent turları ile de Tlos’a gitmek çok kolay 🤗 Aperlai için Kaş ve Üçağız’dan Sıçak İskelesi’ne denizden gidişin en iyisi olduğu belirtilmekte.
**Antik kentleri yaz mevsimi dışında gezmeniz daha kolay olacaktır. Baharda Kaş’a yolunuzu düşürüp tepedeki otellerden birinde manzaranın tadını çıkarıp gündüz de kültür turu yapmak zevkli olacaktır.
**Kekova-Kaleköy-Batık şehiri görmek için de tekne turlarına katılmanız yeterli. Çünkü Kaleköy’e araç yolu kapalı. Likya yolundan yürüyerek veya teknelerle ulaşım mümkün sadece.
**Meis‘e giriş için Schengen vizeniz yoksa kapıda vize uygulamasından yararlanabilirsiniz (Güncelleme: Pandemi ile kalkan kapıda vize uygulaması hala başlamadı, beklemedeyiz.) ve gündüz/gece günübirlik turlara veya konaklamalı turlara katılabilirsiniz.
Biz Kaş tatilimizde ek olarak Kaputaş gezisine ve Kekova tekne turuna yer verdik (Güncelleme: 2021 tatilimizde Jeep Safari turuna katılarak Kaputaş – Saklıkent Kanyonu – Gizlikent Şelalesi – Patara turu yaptık.)
2 gidişimizde de otellerin kendi iskelesi olduğu ve denizi de bizi çok tatmin ettiği için farklı plajları deneme ihtiyacımız olmadı. Bir kez belediyenin plajına gittik, orası da kalabalık olmasına rağmen güzeldi. Bu yaz Kaş’ta olan diğer arkadaşlarımızdan Bilal’in Yeri (Buraya gitmek için Limanağzı’na gitmek gerekiyor. Kaş merkezden kalkan motorlar ile buraya ulaşım tüm gün mümkün) ve Akçagerme’nin methini duyduk. Özellikle çocuklu aileler ve kıyıdan denize girmek isteyenlere öneriliyor.
Küçükçakıl ve Büyükçakıl plajları da merkeze 10-15 dk yürüme mesafesinde. Bizim ilk sene konakladığımı otel (Medusa) Küçükçakıl’ın dibinde olduğu için ayrıca gitmedik, plaja yüzerek ulaştık 😄
** İlk gidişimizde;
İlk gittiğimiz gün Kaş’ın yerel pazarının günüydü. Denizden biraz erken çıkıp pazara gittik. Taptaze ve lezzetli meyve-sebzelerden alıp, meşhur kar şerbetlerinin tadına baktık. Soslu buz aslında Kar Şerbeti. Ufalanmış buzun üzerine pekmez, limon suyu, nar şerbeti vb koydurabiliyorsunuz. Birimiz pekmezli birimiz narlı denedik. Sıcakta oldukça iyi geliyor 😎
Otelden ilk ayrılışımız Kaputaş için oldu. Kaş otogardan dolmuşlar ile 20-25 dk.lık bir yolculuk sonunda Kaputaş’a varabiliyorsunuz. Arabayla da gitmek mümkün ama özellikle günün ilerleyen saatlerinde park sıkıntısı oluyor. Sabah 9-10 gibi gitmek hem kendinize hem de arabaya yer bulmak ve sakin bir plajla deniz yakalamak için iyi bir saat aralığı. Giriş ücreti yok ancak şezlong şemsiye kullanımı ücretli. 2019 yılı 1 şezlong + şemsiye fiyatı 20 tl. Hiçbir şey ödemek istemezseniz havlunuzu yere sermekte, sandalyenizi götürmekte özgürsünüz. Dönüş için de yine aynı dolmuşlar mevcut. Aynı zamanda taksileri paylaşımlı da kullanabiliyorsunuz. Biz taksiyle 4 kişi 50 tl.ye döndük. Taksiciyle küçük bir pazarlık sonucu bu tarz makul rakamlar yakalayabiliyorsunuz. Ortalama kişi başı 10 tl.ye ayarlıyorlar, dolmuş fiyatı da 7 tl tek yön (2019).
Kaputaş deneyimimize gelirsek..Kaputaş bir kanyon ağzı plajı. Arkanıza baktığınızda sivrilerek devam eden kanyonu görebiliyorsunuz. Genişleyerek devam eden sarı-beyaz kumlu bir plaj. Şezlong aralıkları ferah. Belediye güzel bir tesis yapmış. Yemek alanı, duş-tuvalet ve soyunma odaları plajın üst kısmında. Yemek alanı geniş, yemek alternatifleri çokça mevcut. Duş ve tuvaletler genel olarak temiz. Asıl konuya gelecek olursak denizin girişi çakıllı ve çabuk derinleşiyor. 3 farklı rengi aynı anda görebileceğiniz tek deniz olabilir, beyaz-turkuaz-mavi. Suyun berraklığı için ise gerçekten “havuz gibi” diyebiliriz. Ayağınızdaki bene kadar görebiliyorsunuz 🤩 Yanınızda deniz gözlüğü, şnorkel, palet mutlaka götürün. Kıpır kıpır bir denizaltı sizi bekliyor olacak. Adını mutlaka duyacağınız Mavi Mağara burada. Kanolarla gitmek mümkün ancak tehlikeli olabileceğini belirttiler. Kaputaş turları sizi götürüyor buraya. Suyun dibindeki yosunlara güneş ışığının gelmesi ile mağara masmavi oluyormuş.
Otelden ikinci ayrılışımız ise Kekova Tekne Turu içindi. Seçebileceğiniz çok fazla tur mevcut. Hepsi Kaleköy’e götürüyor en son, başta götürdükleri koylar değişiklik gösterebiliyor. Özellikle Kaş’tan kalkanlarla Üçağız’dan kalkanlar arasında Kaş’ın yerlileri Üçağız’dan kalkan turları önerdiler. Biz de bu nedenle Xanthos turun Kekova turunu seçtik. Max 35 kişi alıyorlar, müzik yok, yemek ve çay saati mevcut. Yemek saatindeki içecekler ve çay hariç alınan kahve vb içecekler ücretli.
Tur Kaş’tan minibüslerle Kekova’ya geçiş ile başlıyor, buradan teknelere geçiliyor. Buraya Üçağız denmesinin nedeni Kekova’ya olan 3 girişin birleşim noktası olması. Buradan ayrılarak ilk durak olan Akvaryum Koyu‘na gidiyoruz. Denizi güzel ancak hayalimizdeki Akvaryum koyu hala değil :)))
Bir sonraki durak Tersane koyu. Eski bir tersane kalıntısı ve kıyıya çıkarsanız bir Ortodoks kilisesinden kalma olduğu tahmin edilen yıkıntılar görebilirsiniz. Bize kalırsa buranın denizi ilk durağa göre daha güzeldi. İsterseniz yüzüyor isterseniz kıyıya çıkıyor isterseniz de küçük teknelerinde gözleme yapan amcayla teyzeden gözleme yiyebiliyorsunuz.
Buradan Batık Şehir’e ilerliyor tekne, yüzmek yasak olduğu için yavaş yavaş seyir halinde ve rehberin anlatımı eşliğinde ilerliyoruz. Likya, Roma ve Bizans’a ev sahipliği yapmış bir ticaret limanı burası. Nekropolis olmadığı için bir yerleşim alanı olmadığı sadece ticaret için kullanıldığı düşünülüyor. Suyu inanılmaz güzel. Bu bölgeye sadece tekne turu ile gelmek zorunlu değil, kano ile yapılan turlar da var.
Batık Şehir’den sonra Gökkaya Koyunda yemek molası veriliyor. Mini bir açık büfe. Ana yemek tek, salata ve zeytinyağlılar çeşitli. Yemekten sonra eskiden Akdeniz foklarının da yaşam alanı olduğu düşünülen (tekne vb yoğunluktan dolayı artık gelmedikleri varsayılıyor) Korsan Mağarasına uğrayıp yine yüzmek yasak olduğu için fotoğraf çekip devam ediyoruz. Gezide yüzmenin yasak olduğu Batık Şehir ve Korsan Mağarası insanın en çok yüzesini getiren yerler 😄 Yol üstünde bir kıyıya yanaşıp keçilere arta kalan yemeklerimizi verdikten sonra daha sakin buldukları bir koyda yeniden yüzme molası veriliyor. Buradaki yüzme molasından sonra Kaleköy’e geçiyoruz.
Diğer adı Simena olan bu küçük köye ulaşım için ya Likya yolunu yürümek ya da tekne bulmak gerekiyor. Araç ulaşımı yok. Köy zaten çok minik ve merdivenlerle tepeye doğru uzanıyor. En üstte kale, kral mezarları ve çok güzel bir manzara var. Kıyıda ise otelleri, dükkanları veee ev yapımı dondurmacıları. Neşeli Dondurma’dan yedik dondurmalarımızı, frenk inciri, portakal ve frambuaz aromalı. Oldukça başarılılar, özellikle de portakallı dondurma, böylesi zor bulunur. Buradan 5 dk yürüdüğünüzde su içinde bir kral mezarına ulaşıyorsunuz. Bizim gibi en tepeye çıkamayanlar için gidilebilecek noktalardan biri. Biz sadece köyün yarısına kadar çıktık, manzarayı kısmen de olsa görebileceğimiz noktaya, o manzara bile çok güzeldi.
Kaleköy’den ayrılırken hemen çıkışında Demirören koyunda meyve yüzme molası veriliyor ve dönüşe geçiliyor. Turdaki tek sevemediğimiz koy Demirören Koyu oldu. Su sıcaklığı bizi biraz bunalttı🙈
Dönüşte yine dolmuşlarla Kaş’a bırakıyorlar, oteli daha dışta olanları da otellerinden alıp bırakıyorlar yine. 9-18 arası sürüyor tur. Biz memnun kaldık turdan da şirketten de👍
Hem tur dönüşü hem de son akşamımızda Antiphellos Antik Tiyatro’da günü batırdık. Manzara 360 derece Kaş ve çok güzel. Birçok yerde günbatımı izleyebilirsiniz ama bunlardan biri mutlaka tiyatro olsun. Anadolu’nun denize dönük tek tiyatrosu olan Antiphellos merkezden 10 dk yürüme mesafesinde.
Kalan günlerimizi yine Kaş’ın sokaklarında, çarşısında ve restoranlarında geçirdik.
Kaş sokakları demek Arnavut kaldırımı taşlı yollar, begonviller ve cıvıl cıvıl mekanlar demek bizim için. Uzun çarşı kıyafetler, el işçilikleri, takılarla dolu şirin mi şirin bir yokuş. En sonunda meşhur kral mezarı var. Alışveriş için gelebileceğiniz yerlerden biri. Bir diğeri ise Uzun çarşıya dönmeden dümdüz devam ederseniz karşınıza çıkıyor. Hediyelikler, el işçilikleri, çantacılar, havlucular vb…Terra isimli dükkanı özellikle çok sevdik, yok yok..Kendinizi tutmazsanız alınacak çoook şey var, her yerden ve özellikle de gümüşçülerden 😍 Tüm yemek yerleri de aşağı yukarı bu yollar üzerinde ve hepsi birbirine çok yakın. Aralarında seçim yapmaksa bir hayli zor..
** 2.gidişimizde;
Tatilimizi Dalyan ile birleştirdiğimiz için 3-4 gece konakladık Kaş’ta. Genelde gündüzleri oteldeydik, 1 gün Jeep Safari turuna katılmak için otelden çıktık.
Turu yine önceki gidişimizde tur ayarladığımız Xanthos ile ayarladık. Kişi başı 250 TL (yemek ve kahvaltı dahil) (2021 fiyatı). Önce erken saatlerde Kaputaş’ta bir yüzme molası veriliyor sonrasında bir at çiftliğinde (Palamut Köyü Doğapark) kahvaltıya gidiliyor. Sonraki duraklar sırası ile Saklıkent Kanyonu, Gizlikent Şelalesi (burada yemek saati oluyor ve zipline vb aktivitelere de katılabiliyorsunuz) ve Patara Antik Kenti + plajı oluyor. Özel aracınız yoksa buralara gitmek için en mantıklı seçenek tura katılmak 😉
YEME-İÇME
Kaş restaurantlar, cafeler, dondurmacılar açısından özene bezene yaratılmış bir yer adeta 🎉Bir yediğiniz yerde bir daha yemek istediğiniz, yemediğiniz yerlerde de aklınızın kaldığı bir yer burası. Özellikle sezonda pek çok restoranta rezervasyon gerekli. Ünlü olanların çoğu boşuna ünlü olmamış.
Kaş’ta sık sık karşınıza çıkacak bazı tatlar var. Öncelikle onlardan bahsetmek istiyoruz.
1. Frenk inciri – Dikenli incir, kaktüs inciri gibi farklı isimlerle de görebilirsiniz. Soğuk olarak satılıyor ve yeniyor. Çekirdekleri taş gibi ama ayıklanmıyor direk yutuyorsunuz. Tadı neye benziyor deseniz çıkaramayız ama tatlış tatlış bir meyve.
2. Waffle dondurma – Görünüşte dikkat çekse de aslında çok bir numarası yok. Kornet zaten waffle benzeri bir yiyecek, normal kornet şeklini vermiyorlar da daha yayvan katlıyorlar. Şekil değişik lezzet aynı. Farklılık arıyorduk, sevdik 😊
3. Yanıksı dondurma – Kaş’ın meşhur dondurması. Keçi sütünden dondurma yaparlarken özellikle yakıyorlarmış. İsli bir tadı var dondurmanın. Biz çok ısınamadık ama denemek şarttı tabi kiiii.
5. Buzlu badem – Çok farklı bir lezzet değil evet ama Kaş’ta çok yaygın. Meydanda sürekli satılıyor ve bademler Datça’dan geliyor. Yediğiniz zaman lezzetinden anlaşılıyor zaten.
6. Midye – Mavi Bar’ın oradaki midyecinin kuyruğundan lezzetini tahmin ediyoruz. Biz denemedik ama siz deneyebilirsiniz, her yerde olduğu gibi burada da midye favori lezzetlerden.
Biz de 6 gece boyunca farklı yerleri ve bahsettiğimiz tatları hatta daha fazlasını denemeye çalıştık vaktimiz yettiğince. Bunları da kendimizce puanlayıp size fikir vermesi için buraya bırakıyoruz 😉 Göreceğiniz listede lezzetler hep 4.5 – 5 puan tutar ama biz puanlarımızı ortam-manzara, yemek, personel vb toplu değerlendirerek verdik. Genel görüşlerimizi de yazdığımızda puanlar nereden gitti belli olacak 😄
>>RESTORANTLAR
Zaika 5⭐ – Rezervasyonsuz gittiğimiz halde yer ayarlayıp, hiç güler yüz eksik etmeyen bir işletme. Yemekler gerçekten efsane ve etlerinin yumuşaklığı, lezzeti inanılmaz. Kocaman bir menü yerine daha sınırlı ancak yeterli çeşitleri var, özen ve lezzetin sebebi bu da olabilir. Fiyatlar çok normal (2019). Küçük bir bahçede meyve ağaçları altında, güzel müzikler eşliğinde, keyifli bir akşam geçirmek istiyorsanız 2 ay önceden rezervasyon yaptırmayı unutmayın. Biz erken gittiğimiz için biraz da sezon sonu olmasının ekmeğini yedik gibi, o yüzden siz rezervasyonu ihmal etmeyin 😄😅
Zaika’da tercihlerimiz Hatay usulü mütebbel, Antakya usulü zeytinleme, çıtır beyti, şaşlık kebabı, rakı ve şalgam oldu. İkram olarak gelen biberli ekmek dahil hepsi 5 yıldız.
Müpptela 4.5 ⭐- Malum Zaika aylar önceden doluyor, ona gidemeyenler de burayı dolduruyor. Biz de denemek istedik. Fette, acılı Cunda, mütebbel, şaşlık ve küşleme yedik. Mezeler daha lezzetli olabilir ama etler, ortam ve ilgi alaka çok güzeldi.
Nereid Meyhanesi 3.5 ⭐ – Yıl dönümü yemeğimiz için gittik. Manzarası bir harika ama maalesef lezzetler ve ortam ortalama. Köpoğlu, avokadolu patlıcan, Yunan cacığı, Atatürk mezesi, hardallı enginar (favorimiz), Akdeniz topu (yengeç), levrek simidi (asla Cunda’da yediğimizle yarışamaz), paçanga ve güveçte kaşarlı mantar yedik. Pişman değiliz ama bizi diğer yerler kadar mutlu etmedi.
Butka Sokak Lezzetleri 4⭐ – Ev yemekleri için Kaş’ta ikinci adresimiz. Çeşit ve lezzetler iyi.
Bay Rıza 5⭐ – Hiçbir yerde yer bulamayınca tesadüfen oturduk aslında ama iyi ki de oturmuşuz. Güneşi batırmak için çok uygun keyifli bir terasları var. Birkaç katlı olduğu yeri fazla, yine de özellikle teras için rezervasyon yaptırmakta fayda var. Sadece meze, ara sıcak, alkol ile bir akşam geçirirseniz buranın da fiyatları normal. Lezzetler de 5 yıldız. Çalışanlar güler yüzlü ve hoş sohbet.
Biz 2 çift olarak gittik. 5 çeşit meze (girit ezmesi, kaya koruğu, ahtapot salatası, avokado salatası , bir de adını bilmediğim bir meze -çünkü ben seçmedim, Enes de hatırlamıyor 😅), ortaya ızgara ahtapot ve şarap söyledik. Hepsinden de memnun kaldık.
Kaş’ım Ev yemekleri 4.5⭐ – Rakı-balık yapmaktan bıkınca ev yemeği arar oluyor insan. Fiyatları birçok yere oranla daha uygun. Küçük ama ferah bir yer. Sahipleri güler yüzlü ve cana yakın.
Favorimiz Yunan musakkası. Mutlaka yiyin. Zeytinyağlılardan da gönül rahatlığıyla seçim yapabilirsiniz. Pişman olmazsınız.
Çınarlar Pide 4.5⭐ – Çok sevilesi çalışanları olan ve mutlaka uğramak isteyeceğiniz bir pideci. Otantik dekorasyonlu bahçesinde bir yanda Yeşilçam yıldızlarının fotoğrafları bir yanda dünyanın dört bir yanından ülke isimleri arasında oturup yemeğinizi yiyorsunuz. Fiyatlar normal (2019), hele de ikram göz önünde bulundurulunca. Lezzet olarak ortalama ile güzel arasında.
İkram olarak sigara böreği getirip gönülleri fethediyorlar. Sonrasında da pidelerin yanında acı sos ve haydari getiriyorlar ki kesinlikle çok güzel bir hareket. Pidenin hem tadını hafifletiyor hem de farklı bir lezzet katıyor. Yemeğin yanında içtiğimiz açık ayranları da çok güzel.
Sardelaki 4⭐ – Kaş’a giderken rezervasyon yaptığımız tek yerdi. İyi ki de yaptırmışız diyoruz masamızın yerine bakınca. Üst üste birkaç platformdan oluşuyor Sardelaki. Ne kadar erken rezervasyon yaptırırsanız denizin hemen üstündeki platforma denk gelme ihtimaliniz o kadar yüksek. Fiyatlardan ve lezzetten yana bir sorun gözlemlemesek de ilgi ve güleryüz çok az. Kibar olmayan bir havaları da var. Böyle güzel ortamı ve lezzetleri olan bir işletmeden daha iyi çalışanlar beklerdik.
Kabak çiçeği dolması, havuç tarator, köpoğlu, havuçlu cevizli kabaklı, sardelaki ezme, kaşarlı mantar ve kalamar ızgara söyledik. Porsiyonlar fena değil, lezzet güzel, ortam çok güzel. Daha güzel bir başlangıç yapsaydık daha çok sevebilirdik. Yine de romantik ve sakin bir akşam geçirmek isterseniz tercihiniz olabilir.
Bay Köfte 3.5⭐ – Antalya’ya gelip de piyazını yemeden olmaz dedik. Esnaf lokantası her zaman lezzetlidir mantığı ve ufak araştırmalar sonucunda Bay Köfte’ye geldik. Lezzet 5 yıldız gerçekten. Ancak ortam ve personel orta karar. Fiyat normal (2019-2021).
Porsiyon ızgara köfte ve Antalya piyazı istedik. Kabak tatlısı da çok güzel oluyormuş ancak biz yemedik.
>> CAFELER
Kaş Tava Dondurma (Marina Restaurant) 5⭐ – Kaş meydanda en çok kuyruk göreceğiniz tava dondurmacı. Yapılışı küçük bir şov, tadı ise çok güzel. Buz kaplı tepsilerde seçtiğiniz 3 meyve, süt+sahlep karışımı ve 1-2 yardımcı ögenin iyice karıştırılması ile yapılıyor. Önerimiz nutellayı ve cici bebeyi mutlaka ekletmeniz 😋
Biiisstt Sandwich 4.5⭐ – Dönerken yolluk olarak aldık sandviçlerini. İçerisine sürdükleri cevizli sos ile ezineli sandviç bile ilgi çekici olmuştu. Tüm sandviçleri tam buğday ekmeğine olduğu için ayrıca etkilendik tabi ki. Size de herhangi bir gün yolluk olarak öneririz.😋
Echo bar 5⭐ – Kokteylleri gayet lezzetli, canlı müziği bir o kadar keyifli. Mutlaka uğrayın.
Deja-vu Bar 4⭐- Akşamları çaldıkları şarkılarla ilgimizi çektiler. Placebolar, Arctic Monkeysler..Eskiler ve az bilinenler..Pub-cafe karışımı bir havası var, gece saatlerinde manzara anlaşılmıyor ancak gündüz ve güneşin batış zamanında oturmalık bir yer. İçtiğim kokteylleri güzeldi ancak servisi biraz uzun sürdü.
Feride Cafe 4⭐ – Renkli renkli makaronlarla ilgimizi çeken cafe. Açık havada oturma alanı ferah, ağaçlık. Suflesi ve makaronu güzel. Personel, cafenin kendisi ve çeşitleri orta karar diyebiliriz.
Bir de tabi ki aklımızın kaldıkları var, onları da buraya not edelim:
💭Miskin Kahvaltı
💭Doğal Anne Eli Atölye kahvaltı (Kaş merkezdeki küçük standlarından turunç reçeli ve patlıcan reçeli aldık. Reçelleri çeşit çeşit, sosları, erişteleri, pekmezleri..Ürün çeşitleri fazla ve reçelleri lezzetli. Dolayısıyla kahvaltılarını da çok merak ettik🤗 )
((Buarada patlıcan reçeli de çok yaygın, otelde de her sabah vardı. Uzun sivri bir patlıcandan yapıyorlar, pazardan olan fotoğraflarda görmeniz mümkün. ))
💭Loop (Temmuz ayı hareketli geçti, grupların konser verdiği mekan Kaş için burası. Ancak Ağustos ayında konser olmadı ne yazık ki. Bizim de ortamında biraz aklımız kaldı.)
Bizden şimdilik bu kadar. Diğer gezilerimizde ve bir gün yine Kaş’ta buluşmak üzereee..Bizimki gibi lezzetli bir tatil geçirmeniz dileğiyle 🎈